Yol Bisikleti Yarışları

Torku’nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj

Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor’un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM’a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık.

Takımın dün nispeten ani bir kararla kapatılmasından sonra röportajın belirli kısımları geçerliliğini yitirmiş olsa da, aşağıda okuyacağınız metin önemli. Marie’nin söyledikleri, özellikle sistem zaaflarının altını çizisi yeni değil, son Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’ndan sonra yazığımız Torku serisindeki yazılarda da mütemadiyen açığa çıkmıştı.

 

Lionel Marie

Lionel Marie

 

 

IAM’a geçişi hakkında

Temmuz (2015) ayından itibaren birkaç takımla konuşuyordum ama ciddi bir şey yoktu. Torku “önümüzdeki iki yıl seninle çalışmak istiyoruz” dedi, fakat hiçbir teklifte bulunmadı. IAM WorldTour takımı, dolayısıyla kariyerim için çok daha iyi. Şahsi bir neden kızımın Avrupa’ya dönmemi istemesiydi.

IAM’ın 10 milyon avro bütçesi var ve bu World Tour’daki ikinci yılları. Geçen yıl ilk yıllarıydı, sonuncu oldular. Bu seviyede yarışma sistemini anlamak için en az 2 yıla ihtiyacın var. Bu sene belki 12. olabiliriz, daha iyisi zor. Daha iyi olmak için, en iyi bisikletçiler için en az 12-14 milyon avroluk bütçelere ihtiyaç var.

Torku ile olan tecrübesi

Torku ile tecrübem şahaneydi, yeni arkadaşlar edindim, farklı bir bisiklet anlayışı gördüm. İlk geldiğimde sporculara yeteri kadar profesyonel olmadıkları için kızıyordum fakat birkaç ay sonra Türkiye’de bisikletin durumunu ve onların suçu olmadığını anlamaya başladım. Daha iyi olabilirler ama profesyonelliği bilmiyorlar. Ayrıca Torku’nun yönetimi de işleri güçleştiriyor. Yönetim, kendi takımına saygı duymuyor. Bir takım oluşturmak için zamana, gerçekçi bir hedefe ihtiyaç var. Fakat profesyonel spor hakkında bir fikirleri yok, hala 1950’lerdeler.

Takımın gelişmesi ve yüksek seviyede yarış koşmak

Hedefler için en az 4 yıla ihtiyaç var fakat Torku herşeyi hemen şimdi istiyor. Türkiye Turu’na kadar herşey iyi gitti, akabinde birden kesildi. Neredeyse hiç yarış koşmadık, halbuki bir sezonda 3 yarış ile başarılı olmak imkansız.

Geçen yıl Çin’de takım bir defa kursu görmüştü, bu yıl 6 defa. Yani gelişme var. Ama daha iyi olmak istiyorlarsa bu yolda devam etmeliler.

Bisiklet sporunu anlamıyorlar. Yeteri kadar yüksek seviye yarış koşmadığımız takdirde başarılı olamayız. Bütün zorluklara rağmen hem sporcular, hem takımın diğer üyeleri büyük gelişme kaydettiler ve başarılı olmak için çabaladılar.

Türkiye Turu’ndan sonra Türkiye şampiyonasına kadar 2 tane yarış koştuk, ondan sonra da Konya’da bir yarış haricinde yarışmadık. O yarışta da (4 etaplı International Tour of Torku Mevlana, 2.2) herşeyi kontrol ettik. İkinci gün birinci etapta Ahmet Örken ikinci oldu. Recep Konuk bitiş çizgisindeydi ve herkes (Ahmet’in birinci olamamasından) hayal kırıklığına uğradı. Halbuki genel klasmanı, bireysel zamana karşı prologu, 2. ve 3. etapları kazandık! Ama kimse Ahmet’in 3 aydır yarışmadığını, Ahmet’i geçen sporcunun (Sırp Ivan Stevic) dünya şampiyonasına katılmış olmasının önemini anlamıyor.

Takımın nasıl geliştiğini anlamak zorundasın. Yönetimin bir planı yoktu, sadece kazanmak istiyordu. Bir gün yabancı sporcuları tutacağız diyorlardı, ertesi gün sadece Türk takımı olacağız. Sadece Türk sporcularla da mümkün, fakat ayrı bir süreçle.

Fabrikaya teknisyen yetiştirmek için şirket çapında bir üniversite kuruyorlar. Önce sınıfları yapacaklar, öğretmen bulacaklar, 5 yıl sonra da yatırımlarının karşılığını iyi bir teknisyen olarak alacaklar. Aynı şey profesyonel spor için de geçerli.

Yabancı sporcu olmadan bu şekilde devam edelerse Türkiye Turu’nda sonuncu olurlar, çünkü takımı çekecek bir sporcu yok. Bu yıl Thomasz vardı.

Takıma sunduğu planlar

Torku’nun performansı Türkiye için yeterli. Bu yıl sadece bir yarış kaybettik, geri kalan herşeyi kazandık. Fakat katıldığımız yarışlar bu seviyede olduğu sürece Türkiye Turu için yeterli değil. Takım için yedi farklı plan yaptım. Seçenekler sundum, Continental pro-takım, yabancı bisikletçilerle sadece genel klasman için continental takım, sadece Ahmet Örken için yabancı domestikli continental takım, sadece Türk sporculardan oluşan ama Avrupa’da 3 ay kamp yapacak bir continental takım, sadece Türk sporculardan oluşan ama Avrupa’da ayda iki yarışa katılacak bir continental takım… cevap bile gelmedi. Niye beni dinlemediklerini anlamıyorum, bisiklet hakkında bir şey bilmiyorlar.

Takımın kapanacağı beklentisi

Takıma önümüzdeki yıl için hiçbir bilgi verilmedi. Ne maaşlar hakkında, ne plan, fikirler hakkında. 2016’da olimpiyat vs için bir yıl daha devam etseler dahi sonrasında bırakacaklar. 2017’de Türkiye Turu WorldTour’a dahil olacak, onlar da pro-continental takım olmak için para yatırmak istemiyorlar.

Bana şeker hakkında soru sorsan, hiçbir fikrim yok. Aynı şekilde onların da bisiklet hakkında bir fikri yok ama bana akıl veriyorlardı. Takıma saygı duymuyorlar. Takımın daha iyi olmasını istiyorlar, ama saygı göstermiyorlar.

Türkiye bisiklette bir yerlere gelmek istiyorsa velodrom ilk ihtiyaç.

Para değil, zihniyet

Bu şanssız bir durum çünkü Türkiye daha iyi bir takımı hakediyor. Torku’nun elemanları ve sporcuları da bu yıl çok çaba sarfettiler, onlar da daha iyisini hakediyorlar.

Torku’nun sorunu para değil, zihniyet. Torku Lyon ve Bordeaux’da bürolar açtı ama bürolarla takım arasında bağlantı kurmayı, takımı Avrupa’da bir reklam aracı olarak kullanmayı reddettiler. Halbuki marka için Avrupa’da ucuz reklam fırsatıydı.

Profesyonel spor profesyonellik gerektiriyor, halbuki bu yönetim amatör. Çok yazık, çünkü Torku Avrupa’da yarışan ilk Müslüman takım olabilirdi.

Torku’nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top