Dağ Bisikleti Yarışları

2015’te Milli Takım – Aziz Sırnaç ile Konuştuk

Geçtiğimiz haftasonu Adana ve İstanbul’da koşulan iki yarışla 2015 dağ bisikleti sezonunu açtık. İki yarışın aynı gün düzenlenmesi, federasyonun 2016 Rio Olimpiyatı hedefleyerek oluşturduğu 2015 takviminin en önemli özelliklerinden biri.

Adana yarışı haberi ve fotoğrafları

İstanbul yarışı haberi ve fotoğrafları

Bu konuyu ve olimpiyat yolunda takımın nasıl oluşturulacağını, hangi projelerin başlatıldığını milli takımın başına getirilen Aziz Sırnaç ile konuştuk. Türkiye’nin 2016 Rio’ya uzanan ve onun ötesine giden yoldaki planlarını anlattı.

Milli Takımın başına gelme süreci nasıl gelişti?

Öncelikle yıllardır bu işin içinde olan, bisiklete emek vermiş bir insanım. Ayrıca Türkiye Bisiklet Federasyonu Teknik Kurul’da görevliyim. Konuyla alakalı hem daha önceki kariyerimiz hem de almış olduğumuz akademik eğitimlerin ardından bisiklet federasyonu ile bir proje başlatmaya karar verdik. Daha çok alt yaş gruplarından başlayarak yeniden bir yapılandırma. Yetenek seçiminden başlayarak sporcuların sürekli takibi, doğru antrenman sistemleri ve programları ile birlikte, fiziksel ve performans testleri ile de takip ederek bilimsel antrenman metodlarını getirmeye çalışıyoruz. Şimdi yeni de bir ekip kuruyoruz bununla alakalı, spor psikoloğundan tutun kondisyonerine kadar. Ön çalışmalar başladı, daha henüz uygulamaya sokamadık bu yaş grubunda (elit kategori), yavaş fakat sağlam adımlar atıyoruz. Süreç böyle gelişti, bu bir proje ve bu proje kapsamında biz de ekip olarak buradayız.

Aziz Sırnaç

Aziz Sırnaç

Ne kadar süredir bu proje var, siz ne kadar zamandır milli takımın başındasınız?

Biz ve projemiz daha yeni faaliyete geçtik. Şubat ayının sonunda bir milli takım kampı yaptık. Sporcularımızla ilk tanışmamız oldu bu. Onlarla yaklaşık bir 15 günlük kamp süreci geçirdik. Arkasından performans testleri ile birlikte sporcuların mevcut durumlarını gördük. Şu anda yarışlardaki durumlarını da görerek onları belli bir seviyeye çıkartmak için elimizden geleni yapacağız. Ama bunlar elit yaşa gelmiş sporcular oldukları için mümkün olduğunca antrenman alışkanlıklarını bozmadan, sistemlerini çok değiştirmeden olimpiyat sürecinde nasıl bir adım daha ileri götürebiliriz onun derdindeyiz. Yoksa sporcuları şuan mücadele sırasındayken alıp çok farklı bir antrenman sistemine tabi tutup onların alışkanlıklarını değiştirirsek uyum sağlamaya çalışırken puan mücadelesinde daha geriye düşecekler. O yüzden çok fazla bunlara müdahale etmeden, daha disiplinli antrenman yapmalarını sağlayacağız. Bizim bu yaş grubunda temel hedefimiz onları olimpiyata götürmek için desteklemek diyebilirim.

Şuanki milli takım kimlerden oluşuyor ve yaş grupları neler?

Olimpiyat takımımız var, onunla alakalı ben çok da fazla isim vermek istemiyorum. Çünkü bizim bir hazırlık kampımız oldu, şimdi bu yarışlar ve arkasından İzmir yarışından sonra bir olimpiyat takımı yeniden ilan edilecek orada sporcuların performans durumlarına da bakılarak. 10 kişilik kadromuzu 6’ya düşürerek, 6 kişiyle puan mücadelesine devam etmeye çalışacağız.

Yeni sezona nasıl bakıyorsunuz? Hedefler yakalanabilir durumda mı?

Puan mücadelesinde iyi durumda olan bir Kadir Kelleci arkadaşımız var. Ona en azından puan olarak destek olabilecek iki sporcuya daha ihtiyacımız var. Zaten mayıs ayında bu senenin puanları sıfırlanıyor , yeni puan dönemi başlayacak. Bu sezonda puanları bulunan Kadir, yanında İsak ve Bayram üçlüsü var. Onların mümkün olduğu kadar iyi puan alabilmeleri bizim için çok önemli. Bu seneyi iyi şekilde bitirebilmemiz için. Önümüzdeki sene de artık sporcuların durumlarına göre yeni bir sıralama çıkabilir. Herkesin şansı eşit sporcular açısından. Olimpiyat hedefini de ben yakalanabilir hedef olarak görüyorum.

Sezonda çok yoğun bir takvim hatta bazı haftalar aynı günde farklı bölgelerde iki yarış var mesela, sporcuların bu yarışlara dağılımı nasıl olacak?

Teknik kurulumuzun yapmış olduğu takvimle alakalı sporcularımızın performans düzeylerine göre bir program yapıyoruz. Normal şartlarda İstanbul ulaşılabilir bir yarış yabancılar açısından. Adana ise biraz daha ikinci planda görünmesine rağmen, Adana’ya daha fazla ve daha iyi sporcular geldi. Böyle bir başlangıç oldu ama problem değil. Hem takvimin yoğunlu hem bizim çıkacağımız yurtdışı yarışları ile sıkıntıyı gideririz.

Adana yarışında

Adana yarışında

Anladığım kadarıyla sporcular kendi takımlarında normal antrenmanlarına devam ediyorlar ama kamplara geldikleri zaman sizin programlarınızı uyguluyorlar. Sezon içerisinde de antrenmanlarına yol göstermek gibi bir misyonunuz yok mu?

Biz sporcuları antrenman anlamında sürekli takip etme olanağına sahip değiliz. Milli takım olarak biz sporcuların mevcut durumunu ele alıp, onlara gerekli motivasyonu sağlayarak ve gerekli düzeltmeleri yaparak müsabakalara hazırlayabiliriz. Sürekli onları antrene etme gibi bir şansımız olmadığı için, onlar nasıl hangi seviyede geliyorlarsa bölgelerinden biz onları o seviyelerde müsabakalara hazırlamaya çalışıyoruz bu kısa tarihlerde. O yüzden amaca yönelik olarak bu tarz bir çalışmayı elit kategoride yapmak çok mümkün değil. Bizim hedef koyduğumuz yapı çok farklı. Yani alt yaş gruplarından sporcuları alarak sürekli takip etmek. Temellerini iyi atarak doğru bir şekilde antrene ederek müsabakalara hazırlamak.

Peki bahsettiğiniz alt yaş gruplarından takip etme projesi başladı mı? Yoksa sadece ön çalışmalar mı yapılıyor?

Onunla ilgili biz şu anda projelendirme kısmını bitirdik, kadroyu oluşturuyoruz. Isparta Üniversitesinde Prof. Dr. Fatih hocamız var o kondisyonerimiz olarak bize yardımcı oluyor. Aynı zamanda Kırşehir Üniversitesinde Dr. Eylem Gencer bize mentor olarak destek verecek. Alt yaş gruplarından sezonun başlaması ile birlikte sporcu tespitlerine başlayacağız ve yavaş yavaş o projeyle ilgili adımları da atmaya başlayacağız

Olimpiyat yakalanabilir hedef dediniz fakat şu an sıralamada çok avantajlı bir durumda değiliz, olimpiyat için planınız nasıl olacak?

Olimpiyatlar yakalanabilir bir hedef. Biz sezon başında 32. sıradaydık fakat yarışsız geçen dönemde 38. sıraya geriledik, normal şartlarda ilk 24’leri hedefliyoruz. Şimdi buradan alınan puanlar ve inşallah İstanbul’dan da iyi bir sonuç gelirse yavaş yavaş yükselmeye başlayacağız. Türkiye’de bulunan müsabakalarda da doğru planlamayı yapar, yurtdışından da destekleyebilirsek puan olarak yakalayabiliriz.

Çok yoğun bir takvim var bu sezon, biraz da olimpiyatlara puan toplayabilmek adına yapılmış bir hareket sanki. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Tabii, bunun amacı bu zaten. Hem burada (Adana) yarış var, hem İstanbul’da. Puan mücadelesinde ne kadar diri durabiliriz, ne kadar puan alabiliriz derdimiz bu. Sporcuların yapısı itibariyle mücadele anlamında bir yere odaklandığınız zaman başarılı olabilme şansınız düşük. Biz burada sporcuları bölerek, birbirine rakip etmeyerek puan şansımızı arttırmaya çalışıyoruz. Şimdi Kadir İstanbul’da yüksek bir puan alırsa bizim bir Türk sporcunun daha geri gitmesi anlamına geliyor. Bizim kendi içimizde de bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Mesela şimdi bu yarışta Bayram ve İsak’ın Türklerde önde olması bizim için bir avantaj ama beklediğimiz sıralamada mıyız? Değiliz! Biz daha iyi sıraları yapmamız gerekiyor ama işte bizim milli takım kampında aldıkları antrenmanı bölgelerinde devam ettirememek bu sonuçların sebebi. İsak mesela, Isparta’da üniversite okuyor. Isparta’da hava şartları çok kötü, yapmak istediği programdaki antrenmanlarını yapamadı. Rollerda bine bine buraya geldiler, bir de böyle bir sıkıntı var. Ama bundan sonra biz biraz daha onlarla kamp yapacağız. Bir Isparta’da bir de Sakarya’da kamp düşünüyoruz, en azından puan mücadelesinde biraz daha iyi bir pozisyona getirmek için onları.

Sporcuların performansını tespit edebilmek için ne tarz testler ya da teknolojiler kullanılıyor?

Şu anda biz sporcuları periyodik olarak, eğer müsabakalar el verdiğince 4’er ya da 6’şar hafta arayla Isparta Üniversitesinin laboratuarında teste tabii tutuyoruz. Performans testlerine, sporcuların oksijen kapasitelerinden tutun da fiziksel durumlarına kadar birçok şeye bakıyoruz. Onların gelişimlerini takip ediyoruz ama yine kısıtlı zaman süresince sporcularla birlikte olduğumuz için performans anlamında çok etki yapamıyoruz. Sporcu performansı daha çok kulüp sporcularında kulüp antrenmanlarına, ferdi sporcuların da bireysel antrenmanlarına bağlı. Biz sadece istedikleri takdirde uzaktan destek vermeye çalışıyoruz. Ama yine söylüyorum bizim yapmak istediğimiz şey ile şu andaki elitlerin yapısı çok fazla uymuyor. Sporcuyu kampa alıyoruz fakat, 15 gün gibi kısıtlı bir süre sonrasında sporcu kamptan ayrılıyor ve bölgesine gidiyor. O sporcuyu takip etmek de zorlaşıyor bu durumda. Sporcu bölgesinde ne yapıyorsa o kadar gelişiyor. İstediğimiz profesyonel zihin yapısına getirdiğimiz zaman sporcuları zaten başarılı olmuş olacağız. Bizim amacımız zaten buraya gelen sporcuların yapmış olduğu antrenman sistemlerinden, çalışma şekillerine kadar, antrenmanın doğruları uygulatmak. Avrupa’da, dünyada neler yapılıyor, hangi teknikler kullanılıyorsa biz o teknikleri yavaş yavaş Türk sporculara yerleştirmeye çalışıyoruz. Bulunduğumuz seviyeyi nasıl ileriye götürebiliriz onu hedefliyoruz. Sıradan bir yapı değil hedefimiz, çok ciddi bir şey düşünüyoruz. İnşallah başarılı olacağız bu hedefte

Umarız planlananlar uygulanabilir ve sadece bu olimpiyatlar ya da günübirlik hedefler değil, ileriye dönük iyileştirmeler yapılır dağ bisikletinde.

Amacımız zaten bu. Yani şöyle söyleyeyim; temel hedef 2016 Rio Olimpiyatları için bu sporcuları nasıl daha iyi puan bandında tutabiliriz, şu an yaş grubunda hedefimiz bu. Ama geleceğe yönelik hedefimiz 2016 Rio olimpiyatları değil. Biz geleceğe yönelik alttan, tabandan iyi bir şekilde hazırlanmış bir takım çıkarabilmeyi ve bunun sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz.

2015’te Milli Takım – Aziz Sırnaç ile Konuştuk
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Sırnaç: Hedef Çıtayı Yükseltmek – Dağ Bisikleti Türkiye

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top