Olimpik Türk

ATP, WTA ve Türkiye’de Seyirci Var mı Yok mu?

Bugün Rafael Nadal ile Novak Djokovic arasında ATP finali oynanacak. Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi ayağımızın dibine gelen bu fırsatı kaçırmadık ve dünya sıralamasındaki ilk 8’in kapıştığı bu turnuvada en azından bir maçı olsun (Roger Federer vs Novak Djokovic, grup maçı) canlı seyrettik.

Federer’in Djokovic’i yeneceğini beklemiyorduk ama ikinci seti alıp maçı uzatması hoş oldu. Federar hala tribünlerin sevgilisi, daha sonraki bir maçta BBC spikerinin de dediği gibi, dünyanın her yerinde kendi eviymişcesine oynayabiliyor.

Seyirci Faktörü

Olimpiyat adaylığı döneminde de sıkça konu olduğu için, insan Türkiye dışında bu tarz bir maçı izlerken ister istemez seyirci faktörünü düşünüyor. Seyirci faktörü spor organizasyonlarını elde etmede çok önemli bir faktör artık. Örneğin İngiltere (Londra), 2017’de dünya atletizm şampiyonasına ev sahipliği yapacak. Londra’nın bu yarışta tek rakibi Doha (Katar) idi. Şampiyonanın Londra’ya gitmesindeki en önemli etkenlerden biri ise Londra’da bütün yarışların hıncahınç dolacağının beklenmesi, Doha’nın ise böyle bir garantisi olmamasıymış.

Londra’da maçlar için seyirci kapasitesi 18.000 olan O2 Arena`daki maçlar ise iki seansa ayrılmış. İlk bölüm saat 12.00’de başlıyor ve 2 maçı kapsıyor, akşam seansları ise saat 18.00 başlıyor. Her ikisinde de bir tek, bir cifler maçı seyredebiliyorsunuz. Bilet fiyatlarına gelince, ilk seviyede oturmak isterseniz ve erken davranırsanız grup eleme maçlarında bir seans için 31 ile 62 sterlin arası değişiyor biletler. Yükseklik korkusu olanlara tavsiye edilmeyen 4. kısım (yani salonun büyük bir kısmı) ise 10-43 sterlin arasında bilet bulmak mümkün. Eğer tüm gün bileti almak isterseniz bilet ücretleri 93 sterline kadar çıkıyor.

Yarı finaller ve finallerde biletlerin çoğu satışa çıkar çıkmaz tükenmiş oluyor. Fiyatlar ise tek seans 95 sterlinden başlayıp, bugünkü finale bugün bilet almak isteseniz (tefeci) Viagogo’da 1.000 sterline kadar çıkıyor. Karaborsasını siz hesap edin.

Bu fiyatlar seyircinin ilgisinin engellemiyor ama. ATP Londra`nın geçen yılki seyirci sayısı ise 8 gün boyunca 264.000!

Ekim sonunda İstanbul’da WTA finaline, tenis maçları için 14.000 kişilik kapasiteye sahip Türkiye`nin en büyük spor salonu ve 2009`dan beri basketbol, tenis, yüzme, atletizm gibi birçok spor dalında uluslararası organizasyonlar düzenlenmiş olan Sinan Erdem Spor Salonu ev sahipliği yaptı.

İstanbul’da alınan bir biletle tek seans olarak düzenlenmiş üç maç seyredilebiliyordu. Arka arkaya 3 maç olmasına rağmen maçlar nispeten geç, akşamüstü 17.00 de başladı. Bilet fiyatları ise aralık ayında düzenlenen dünya kısa kulvar yüzme şampiyonası bilet fiyatları düşünüldüğünde (ucuz kategori biletleri 10 liradan başlıyordu ve salon neredeyse boş olduğundan yarışları istediğiniz yerden seyretmeniz mümkündü) pahalı, Avrupa kupaları için satılan futbol biletleri ile karşılaştırıldığında ise çerez parası niteliğindeydi: 3 kategoriye ayrılan salonda grup maçları için biletler 30, 50 ve 70 liraydı.

Cumartesi, yani yarı finaller için bilet fiyatları 50, 75 ve 100 lira, pazar günkü finaller için ise en fazla 160 liraydılar. Ayrıca final biletleri aldığınız zaman yarı finalleri de seyretmeniz mümkünmüş. Televizyondan görüldüğü kadar tribünlere bakınca 1. kategori olarak nitelendirilen yerler nispeten doluydu, ama salonun geneline bakınca maçların akşam olmasına rağmen koltuklar boş gibi duruyordu. Bilet satış sayfasında girince final biletleri dışında nerdeyse istediğiniz her yere rahatça yer bulunabiliyordunuz.

Öte yandan turnuva sonrasında açıklanan seyirci rakamları da sevindirici: 2012 yılında 5 gün boyunca 73.000 kişinin salonda yer aldığını, final maçlarını ise 16.410 kişinin izlediği belirtiliyor. Bu yıl ise neredeyse 70.000 kişi seyretmiş turnuvayı, finallerde ise gene salon tam dolu, yaklaşık 16.500 seyirci varmış.

Peki bu durum ne manaya geliyor?

Eğer olumlu bakmak istiyorsanız Türkiye’de, daha doğrusu İstanbul’da tenis gibi bir sporda yeterli tanıtım ve bol reklam yapılıp, bilet fiyatlarını sudan ucuz tuttuğunuz zaman bizde de salon doluyormuş diyebilirsiniz.

Öte yandan bu rakamlar da size yetmeyebilir, İstanbul gibi bir yerde, hele de Türkiye’nin teniste zirveye oynadığı ve her iki kişiden birinin tenis oynadığı düşünüldüğünde bu derece reklamı yapılan bir organizasyonda bu fiyatlara biletlerin anında tükenmemiş olmasını ilgisizlik olarak da görebilirsiniz.

Takdir sizin.

1 Comment

1 Comment

  1. justwomensports

    11 Kasım 2013 at 17:10

    Bir tenissever olarak yazınızı keyifle okudum, elinize sağlık. Öncelikle yazınında başlığında olduğu gibi 3 boyunca WTA organizasyonunu üstlenen Türkiye Tenis Fed. bu değerlendirmeyi kendi içinde yapıyor mu merak ediyorum ?

    Türkiye'de ne yazık ki spor kültürü yok, örneğin şu anda bunun en çok sancısı çeken branşımız voleybol. Voleybolda Vakıfbank ve Fenerbahçe gibi kulüplerimiz kulüpler düzeyinde çok başarılı olmalarına hatta ve hatta Şampiyonlar Ligi ve Dünya Şampiyonlukları elde etmelerine rağmen şu an salonlarda yaklaşık 150-200 kişiyi geçmeyen bir kalabalığa oynuyorlar.

    ATP ve WTA kıyası yapmak doğru değil diyenler olabilir, çıkacaktır da (sonuçta erkekler ile kadınlar seviyesi bir değil) ancak bizim ülkemizde tribünlerin dolmasındaki en büyük faktör, tenise olan ilgi, hayranlık veya sevgi değil oraya gelen, katılan oyuncunun ne kadar ünlü olduğudur, ismidir.

    Mesela 3 yıl boyunca İstanbul'da Sinan Erdem'e gelen kaç kişi yıl boyunca WTA turnuvalarının kaçını takip ediyor (Grand Slamler dışında) kaçı oraya gerçekten bu sporu sevdiği ve takip ettiği için geliyor ?

    İstanbul'daki seyircilerin çoğu Sharapova, Serena Williams, Azarenka gibi isimleri özümsemiş, onlar varsa turnuva iyidir, bu üç isimden herhangi birinin olmaması turnuvanın halk ağzıyla "tırt bir turnuva" olarak telaffuz edilmesine engel olamıyor.

    Bahsettiğim bu durum ister Londra olsun isterse de Berlin ya da Paris olsun farketmeyecektir, insanlar o tribünleri doldurur, eğlenirler ve evlerine dönerler. (Federer var mı yok mu, Nadal yoksa gitmem diye bir kriter aramazlar)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top