Olimpik Türk

Asterix ve Meclis Doping Araştırma Komisyonu

Asterix sever misiniz? Ben üniversite yıllarında çok meraklıydım. Bir kere Asterix sadece bir çocuk çizgiromanı değildir. Çok hınzır ve zekice hazırlanmış siyasi hiciv içerir, her macerasında içinde bulunduğunuz ülkenin siyasilerine uyacak bir kalıp çıkar.

Asterix’in “Obelix & Co” macerasında Galyalılar’ın saldırılarından bıkan Sezar senatörlerine ne yapalım diye sorar, gerisini aşağıda okuyun:

Ne zaman bir “meclis komisyonu” lafı duysam, aklıma bu sahneler geliyor.
Belki haberiniz oldu, geçtiğimiz günlerde TBMM’de yapılan görüşmeler sonucunda 17 üyelik, çalışma süresi 3 ay olacak bir meclis araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi. Vakit ayırdım, biraz TBMM TV’den seyrettim. Oturumun tam tutanağını burada, özetini ise burada bulabilirsiniz, ilgilenmeniz gereken kısım üçüncü oturum.
Önce Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç söz alıyor. Uzun uzun dopingin ne olduğundan vs bahsediyor.
Akabinde CHP grubunu temsilen Engin Özkoç çıkıyor kürsüye. Uzun lafın kısası Türkiye’de dopingin ayyuka çıktığını, bakanın görevini yerine getiremediğini, istifa etmesi gerektiğini belirtiyor.
Ardından BDP adına Demir Çelik söz alıyor ve kısaca doping sorununun sivil anayasa ve “bölgesel biyosistemin çeşitliliğine uygun bölgesel yönetimlerle demokratik” yöntemlerle çözüleceğini ifade ediyor (artik ne demekse…).
Sonra sıra MHP’den Ali Uzunırmak’ın. Konuşmasında önemli nokta ödül yönetmeliği. Keza o da bakan(lig)a sert bir şekilde eleştiri getiriyor.
Sırada 2007-2011 yılları arasında güreş federasyonu başkanlığı yapan Osman Aşkın Bak var. Nispeten ilginç bilgiler sunmuş, kendi tecrübelerinden. Sporcu eğitimine vurgu yapması önemli.
Tartışma ağız dalaşlarıyla uzayıp gidiyor. Arada hükümetin ciddi hatalarını da açığa çıkaran noktalar var:

  • Suat Kılıç: “2011 yılından önce Dopingle Mücadele Komisyonu yoktu. Olmadığı için numuneler federasyonlar tarafından alınıyordu. Bir federasyon -burada bakanlarımızın kabahati yok, benden önce görev yapan bakan arkadaşlarımın kabahati yok- kendi sporcusunu yasaklı madde kullandığını bile bile habersizce denetleyip yakalatabilir mi? Yakalatmaz. 2011 yılında Dopingle Mücadele Komisyonunu kurduk…” İnsanın tabii aklına haliyle “2002’den beri iktidardasınız, 2011 yılından önce neredeydiniz?” sorusu geliyor.
  • tekvando federasyonunda rüşvet konusunda teftiş sürüyor
  • 2004’de dopingden yakalanan ve buna rağmen Atina olimpiyatına gönderilen güreşçi Mehmet Özal’ın bugün Olimpik Sporlar Yüksek Performans Hizmetleri Şube Müdürü olmasını açıklayamıyor Suat Kılıç. Teftişin sürdüğünü belirtiyor. MHP’den Ali Uzunırmak’ın haliyle sorduğu soru: “On sene soruşturma sürer mi”? Tatmin edici bir cevap yok.
  • Gene MHP’den Lütfü Türkkan’ın Rıza Kayaalp olayı hakkında söylediklerine sinirlenen Suat Kılıç’ın tepkisi de dikkate değer: “Rıza’ya atılan iftiraya o kadar çabuk alışma! Rıza’ya Türk milleti…”
  • Suat Kılıç’ın söyledikleri arasında bir cümle çok çarpıcı: Bağımsız spor federasyonlarının çalışma esas ve usullerini yeniden belirledik…. Türk sporunun bugün hâlâ bir süre daha siyasetin desteğine, teşvikine, katkısına, etkisine ihtiyacı vardır, bunu net olarak ifade ediyorum.
    Bu son cümle, en az doping sorunu kadar büyük bir probleme işaret ediyor ve maalesef çok düşündürücü.
    Tek tesellim, yakında Hacettepe laboratuvarının akreditasyonunun geleceği (WADA da bunun haberini geçen hafta verdi) ve hükümetin dopingle mücadele konusunda Dopingle Mücadele Komisyonu’na destek vermeye devam edeceği yönünde edindiğim intiba.

    Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • To Top