Bisikletli Ulaşım

Katlanır Bisiklete Giriş

Yazar: Perran Yalçın Yavru

“Aslında bisiklete binmeyi çok seviyorum, her yere pedallamak istiyorum, trafikte beklemek beni çileden çıkartıyor” diyenlerdenseniz, ancak gözünüzü korkutan şey İstanbul’un yedi tepeli, engebeli bir şehir olmasıysa çözüm basit: Katlanabilir (folding) Bisiklet.
1415Z2

İlk olarak 1890 yılında askeriyenin ihtiyaçları doğrultusunda üretilen katlanabilir bisikletler Fransız ordusu tarafından kullanılmış. 1900 yılında Mikael Pedersen tarafından İngiliz ordusu için geliştirilen katlanabilir bisikletler yaklaşık 30 kilo ağırlığında, 24 inç jantlara sahipmiş ve İkinci Boer Savaşı’nda kullanılmış. 2. Dünya Harbi dahil askeri bir çok alanda katlanabilir bisikletler kullanılmış.
1415Z3

1970’lerde katlanır bisiklet giderek artan ilgi görmüş. 1980’ler de Türkiye’de Pinokyo marka katlanabilir bisikleti bir çok kişi hatırlar. Tabii artık teknolojinin ve bisiklet sanayiinin de gelişmesi ile katlanabilir bisikletler ilk günkü görüntülerinden farklı.
1415Z4

İşim ve evim çok yakın olmadığından, ulaşım sürecimde tüneller, yokuşlar aşmak zorunda olduğumdan bisiklet benim için bir ulaşım aracı olmaktan çok uzak görünüyordu. İstanbul’da tünellere bisiklet ile girmek yasak, otobüsler, tramvaylar zaten bisikletleri almıyor. Metrolarda çift bilet basmanız gerekiyor diye kara kara düşünürken imdadıma katlanır bisiket yetişti. Hemen araştırmalara başladım. Katlanır bisikletlerin fiyatları 300TL den başlıyor 1.500-2.000 avroya kadar çıkıyor. Yani istenilen bütçeye uygun katlanır bisikletleri bulabiliyorsunuz.

Çok kısa sürede açılıp kapanması, ağırlığının 10 – 13kg olması, toplu taşıma araçlarının tümüne kabul ediliyor olması, araç bagajına kolayca sığıyor olması avantajları arasında.
1415Z5

Hız yapmanızı tavsiye etmem, 20 inçlik jantları ile denge merkeziniz hızla kaybolabiliyor. Eğimi düşük bile olsa bir dağ bisikleti performansı beklemeyin yokuş tırmanırken. Bunlarda katlanır bisikletin deneyimlediğim dezavantajları.

Şimdilik İstanbullular katlanır bisiklete pek alışkın değiller. Bu nedenle kimi zaman ilginç tepkiler veriyorlar ya da merak edip yanınıza gelerek ne olduğunu soruyorlar. Kendi adıma uzun uzun anlatıyorum, hem ulaşım için hem de sağlık için ne kadar faydalı olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

Otobüslere binerken şoförlerin suratında “acaba bu ne ki, almalı mıyım?” ifadesi oluyor, hiç istifinizi bozmayınız iyi günler dileyerek, hatta bazen de orta kapının açılmasını rica ederek otobüse binmenizi tavsiye ederim. Trafiğin sıkıştığı,yolun güvenli olduğu ilk anda da toplu taşımadan inip yolunuza, rüzgarın da verdiği mutluluk ile keyifle devam edebilirsiniz.

1415Z6

İstanbul gibi bir şehrin bisiklet dostu bir şehir olmadığını kabul ederek işe başlamak gerekiyor. Bu durumda şöyle sorunlarla karşılaşabiliyorsunuz, kaldırımlarımız çok yüksek,bir çok kaldırımda rampa yok. Aslında bisikletlerin kullanım yerleri kaldırım olmasa da, bisiklet yollarımız olmadığı için kimi noktalarda güvenliğiniz açısından kaldırıma çıkmak mantıklı olabiliyor. Diğer bisikletler kadar büyükte olmadığı için yayaları daha az rahatsız ederek yavaş yavaş yol alabiliyorsunuz. Tabii kullandığınız bisiklet bir dağ bisikleti de olmadığı için bu yüksek kaldırımlarda pek şansınız kalmıyor, bisikleti kaldırıma kimi zaman siz çıkartmak indirmek zorunda kalabiliyorsunuz. Daha az yükseklikteki kaldırımlarda da dikkatli olmalısınız.

1415Z7

Eğer işe gidip geliyorsanız, kıyafet değiştiriyor olsanız bile terlememek adına hız yapmamanızı, ufak bir sırt çantası kullanmanızı ve yedek kıyafetlerinizi buruşmayan kumaşlardan seçmenizi tavsiye ederim (bkz. Bisikletle işe gitmenin püf noktaları ). Makyaj çantanız, saç fırçanız, deodorantınız çantanızın önemli bir parçası olsun. İş çıkışında da kendinize daha fazla vakit ayırın, nasıl olsa trafikte vakit kaybetmeyeceksiniz…

Katlanır Bisiklete Giriş
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top