Olimpik Türk

Olimpiyattan arda kalan…

İstanbul’un 2020 olimpiyat oyunları çerçevesinde gerçekleşecek olan “inşaat hamlesi” hakkında bayağı yazı var. En nihayetinde bu tenis kortu inşaatının “Türkiye teniste zirveye oynuyor” diyerek kutlandığı, spor bakanımızın bayındırlık bakanından daha çok inşaat yönettiği bir ülke.

Bu konuda yazılmış bir kaç yazı var:

  • Olimpiyata kaç tesis gerekiyor,
  • Olimpiyat argümanı olarak Boğaz’a 2 alt geçit ve 1 köprü…
  • Sökülebilir mi, Yerleşik mi ya da “Inşaat Ya Resulullah”*
    Ayrıca daha buyuk bir çerçevenin içinde inşaat faktöründen de bahsetmeleri açısından

  • Sevket Furkan Erbay’ın İstanbul 2020 Ret Cephesi ve
  • Dağhan Irak’ın İstanbul 2020’ye “her şeye rağmen evet” mi? yazılarını da tavsiye ederim.
    Bütün bu yazılar, Atina (2004) ve Pekin (2008) oyunları örneğinde olimpiyat kapsamında yapılan devasa inşaat projelerinin akibetlerinin oyunlar bittikten sonra pek de parlak olmadığını ve neden olimpiyatlara kalıcı büyük inşaat projeleri yapmanın artık çağımıza uygun olmadığını gösteriyor.
    Yeni bir proje, The Olympic City iki fotoğrafçının (Jon Pack ve Gary Hustwit) olimpiyat oyunları düzenlemiş şehirlerde tesislerin oyunlar bittikten sonraki hallerini fotoğrafladıkları bir çalışma.
    Proje için yaz ve kış olimpiyat oyunlarının düzenlendiği Atina, Barselona, Pekin, Berlin, Helsinki, Mexico City, Moskova, Londra, Los Angeles, Montreal, Lake Placid, Roma ve Saraybosna şehirlerinde fotoğraflar çekilmiş.
    Fotoğrafların tamamı basılı, ya da elektronik kitap olarak veyahut posta kartı seti olarak satın alınabilir.
    Yorumu herkesin kendine…
    Aşağıdaki fotoğraflar sırasıyla Pekin, Barselona, Moskova ve Saraybosna…

    Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • To Top