Olimpik Türk

IOC 2020 Değerlendirme Heyeti Raporu

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) bugün 2020 Olimpiyat Oyunları’na aday şehirler hakkındaki Değerlendirme Raporu’nu yayınladı. Rapor IOC Değerlendirme Heyeti’nin Mart ayı boyunca sırasıyla Tokyo (4-7 Mart), Madrid (18-21 Mart) ve İstanbul’a (24-27 Mart) yaptığı ziyaretlerde edindiği izlenimlerin belirli kriterlere temel alınarak sınanmasını içeriyor. İstanbul ziyaretinin başından sonuna kadar olan bir güncesini burada bulabilirsiniz.
Bundan önceki yayın Mayıs 2012’de yayınlanan 2020 Çalışma Grubu raporuydu.
Rapor IOC Heyeti’nin ziyaretini kapsadığı için daha önce de belirttiğimiz üzere İstanbul’daki protesto ve gösteriler hakkında bir yorum içermiyor.

Raporun tamamını buradan indirip inceleyebilirsiniz. Raporu okuduğunuz zaman gözükecek olan şey, adet olduğu üzere ölçülebilir rakamsal bir değerlendirmeden ziyade yuvarlak laflarla izlenimlerin aktarıldığı. Dolayısıyla elde her aday için birkaç risk faktörünün belirtildiği, ama hiçbir adayın tam olarak öne çıkmadığı bir rapor var.
Aşağıdaki tweetler her üç aday şehrin hesabından raporun yayınlanmasından hemen sonra atıldılar. Sizin de göreceğiniz üzere herkes kendini rapordan galip çıkarmış.

Rapor özetine geçmeden önce bundan sonraki adımı hatırlatalım:

  • 3-4 Temmuz 2013’te Lozan’da aday şehirler seçimde oy kullanacak IOC üyelerine adaylıklarının sunumunu yapacak ve soru-cevap için hazır bulunacaklar.
  • 7 Eylül 2013’te Arjantin/Buenos Aires’te düzenlenen 125. IOC oturumunda oylama yapılacak ve hem IOC başkanı, hem de 2020 oyunlarına ev sahipliği yapacak şehir seçilecek.
    Aşağıda İstanbul için dikkat çeken yorumları nispeten detaylı olarak, diğer iki şehir içinse kısaca derledim.

    Girişteki Uyarı

    Heyet bu tarz organizasyonların bütçelerinin çok yüksek meblağlara ulaşıp, giderek daha fazla tepki almasına istinaden raporun girişinde “IOC’nin adaylık için talep ettiğinin ötesinde sözler vermek” konusuna değinmiş. Heyet, bunun lüzumlu olmadığını ve yapılırsa da hangi çerçevede yapılacağının çok net bir şekilde ifade edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu gönderme özellikle İstanbul ve Tokyo’ya yönelik.
    İstanbul’un adaylık dosyasında yer alan “başbakanın IOC ve IPC başkanları tarafından belirlenecek projelere hibe edeceği 250 milyon dolar” ifadesinin değiştirilmesi istenmiş. Tokyo’nun adaylık dosyasında ise Japon Olimpiyat Komitesi’nin bütün kargo masraflarının üstlenileceği ifadesi dikkat çekmiş. IOC heyeti her iki noktanın da adaylık dosyasında elden geçirilmesini talep etmiş.

    İstanbul

    1. Bölüm – Vizyon, Konsept ve Miras

    Vizyon: “Olimpiyat düzenleyecek ilk Müslüman ülke” ve “2023 master planı” dikkat çeken öğeler
    Konsept: Konseptte ilgi çeken yorum tesislerin şehirde devam eden kentsel dönüşüm çerçevesinde yerleştirildiği ve bütün şehre yayıldığı. Bu nedenle gerek atletlerin, gerekse seyircilerin uzun yolculuk sürelerine ve uygulamada zorluklara hazırlı olmaları gerektiği.
    Miras: Sportif tesisler vs. haricinde Haydarpaşa’dan Harem’e olan liman hattının yeniden yapılandırılması anlaşılan İstanbul 2020 heyeti tarafından oyunların en önemli miraslarından biri olarak görülüyor.
    İletişim: Sosyal medya kullanımına atıfta bulunulmuş. Başbakanlık altında Stratejik İletişim Birimi kurulması ve bunun İstanbul 2020 tarafından yönetilmesi önemli nokta.
    Bunlar dışında Türkiye’nin nüfusunun gençliği (%42’sı 25 yaş altı), “Milli Spor Programı”, Haydarpaşa’da yapılacak stadyumda düzenlenecek açılış ve kapanışı boğazın karşı kıyısında 500 bin kişinin de seyredebileceği gibi ifadeler var. Seremonilerin bilhassa uygulamada zorluklar ve ulaşım konuları düşünüldüğünde özenle planlanması gerektiğinin altı çizilmiş.

    2. Bölüm – Tesisler

    Tesisler konusunda “Olimpiyata Kaç Tesis Gerekiyor?” başlıklı yazıyı hatırlatalım.
    Spor konsepti: Dört bölgede yedi kümede konumlanacak tesislerin bütün şehre yayıldığı ve kentsel dönüşüm çerçevesinde yapıldığı vurgusu hakim.
    Tesislere mesafe: Bütün müsabaların olimpiyat köyünü içine alan 30km çapında bir dairede düzenleneceği, İstanbul 2020’nin ulaşım için azami 35 dakika verdiği fakat komisyonun bilhassa uzakta kalan tesisler için (liman kümesi) bu süreyi iyimser bulduğu belirtiliyor.
    Tesis inşaat durumu: 38 tesisten 11’i hazır. 6 tesis geçici olacak ve oyunlardan sonra sökülecek. 21 tesis kalıcı olacak ve “Milli Spor Programı” kapsamında kullanılacak. Oran olarak tesislerin %70’inin inşa edilmesi gerekiyor ve diğer tesislerde de yapısal çalışmalar elzem.
    Heyet TOKİ’nin tesis inşaatını zamanında gerçekleştireceği konusunda ikna olmuş. İstanbul 2020 heyete uluslararası uzmanların tesis planlaması ve inşaatı konusunda başından itibaren destek verip refakat ettiğini belirtmiş. Bütün tesisler için bitiş tarihi Ağustos 2019 olarak belirlenmiş.
    Tesis özellikleri: Tesislerin lüzumlu kriterlere uyacakları belirtiliyor. Belgrad Ormanı kümesi ve Haydarpaşa liman kümesinin en çok inşaat gerektiren birimler olduğu belirtilmiş.
    Enerji: TEDAŞ elektriği sağlayacak, sorun yok.
    Spor tecrübesi: Türkiye’nin son 10 yıldır düzenlediği uluslararsı spor organizasyonlarına atıfta bulunulmuş.
    Sportif miras: Milli Spor Planı’nın 2013-2023 arasındaki on yıla odaklandığı , bunun için hatırı sayılır ölçüde maddi kaynak ayırıldığı ve tesis inşasının da bu plana hizmet ettiği belirtilmiş.

    3. Bölüm – Olimpiyat Köyü

    Konum: Teknik bilgiler (72 hektar arazide 32 tane, 10 kata kadar çıkan binalar…)
    İnşaat: Olimpiyat köyünün inşa edileceği arazinin devlet arazisi olduğu, TOKİ’nin inşaata 2017’nin 2. çeyreğinde başlayıp, 2019’un 1. çeyreğinde bitireceği belirtilyor.
    Oyunlar sonrası kullanım: Olimpiyat köyü mesken olacak. Antrenman sahaları Milli Spor Planı’nın parçası olacaklar.

    4. Bölüm – Paralimpik Oyunlar

    Konsept: Beylik laflar dışında paralımpik oyunların da aynı titizlikle düzenleneceği garantisi verilmiş. İstanbul 2020 oyunlar sayesinde ülkedeki engellilere yönelik algının ve farkındalığın sadece İstanbul’da değil, bütün Türkiye’de gelişeceği kanısında.
    Bütçe: Yaklaşık 220 milyon dolarlık paralimpik oyunlar bütçesi var, hükümet garantisi altında.
    Organizasyon komitesi: Paralimpik oyun tecrübesi daha ziyade ulusal seviyede. Yapısal olarak olimpik oyunlardan farksız.
    Spor ve tesisler: Tesislerin %96’sı paralimpik köye yarım saatlik mesafede.
    Oyunlar sırasında hizmet: Gerekli altyapıya sahip otellerin belirlenmesi gerekli. 2015’ten itibaren İstanbul’daki bütün metro ve tramvay hatları engelli kullanımına uygun hale gelecek. Paralımpik oyunlar sırasında yollarda toplam 192km’lik şerit ayrılacak. Akredite olan herkes toplu taşımı ücretsiz kullanabilecek.
    Medya ve iletişim: Olimpik oyunlar ile aynı.

    5. Bölüm – Konaklama

    Oda sayısı açısından sorun yok. Fakat odaların geniş bir sahaya yayılmış olduğu, oyunların merkezinden 10km’lik bir daire içinde sadece 16bin otel odasının bulunduğunun altı çizilmiş.
    Medya mensuplarının konaklaması TOKİ tarafından inşa edilecek. Planlar TOKİ ile tekrar görüşülecek.
    IOC heyeti medya konaklama tesislerinin spor tesislerine göre merkezi olmaması nedeniyle bilhassa kameraman vs. gibi “saha ekiplerinin” tesislere yakın yerlerde kalmasının daha iyi olacağını belirtmiş.

    6. Bölüm – Ulaşım

    İstanbul’un 2020’deki (resmi) nüfusu 16 milyon olarak belirtilmiş.
    Ulaşım altyapısı: İstanbul’da “2009-2023 ulaşım master planı” çerçevesinde toplam 10 milyar dolara yakın bir yatırım yapılacağı (2.3 milyar dolar yollar ve mevcut havaalanı genişletmesi, 7.5 milyar dolar yeni raylı sistemler) belirtiliyor. Marmaray ve yaylı sistemlerin önemi vurgulanmış, yeni Boğaz tünelinin 2017’de açılacağı belirtilmiş.
    Havaalanları: Yeşilköy ve Sabiha Gökçen dışında 3. Havaalanının 2019’da işletime geçeceği belirtiliyor.
    Oyunlar ulaşım konsepti: Olimpiyat şehri/Esenler kümesi heyete göre en büyük trafik riski içeren yöre. Bu doğrultuda 2020’ye yönelik bayağı bir altyapı çalışması listelenmiş (Marmaray, yeni metro hattı vs.)
    Değerlendirme heyeti, trafik yoğunluğuna dikkat çekiyor ve oyunlar esnasında trafik tıkanıklığı riskinin bilhassa kıyı ve boğaz bölgesinde yüksek olduğunu belirtiyor.
    38 tesisten 34 tanesi toplu taşım istasyonlarından yürüme mesafesinde olacak. Kalan 4 tanesi için otobüs seferleri planlanmış.
    Oyunlar ulaşım organizasyonu: Toplu taşım kullanımında önemli bir artış haricinde tahmin edildiği üzere yollarda bir şerit olimpiyat için ayrılacak (toplam 210km). Biletli seyirciler ve akreditasyon sahipleri toplu taşımı bedava kullanacaklar.
    Değerlendirme heyeti daha önceki olimpiyatları da hesaba katarak İstanbul 2020’nin ulaşım süresi olarak verdiği değerleri (14 tesis 10 dakikadan az, 4 tesis 11-20 dakika, 11 tesis 21-30 dakika, 6 tesis 31-40 dakika) iyimser bulmuş ve yol süresinin uzayabileceğini belirtmiş.

    7. Bölüm – Medya

    Medya ve yayın konsepti konusunda IOC’nin talepleri yerine getirilmiş.

    8. Bölüm – Çevre

    İstanbul 2020 adaylığının önemli bir kentsel dönüşüm projesi olduğunun farkında IOC heyeti. Olimpiyat köyü/Esenler kümesi önümüzdeki 10 yıl içinde 1.5 milyon kişinin yaşayacağı bir bölgenin içinde yer alıyor.
    İstanbul’un sınırlı yeşil alanına vurgu yapılmış. Adaylık süresince bu konunun ön planda tutulacağı belirtiliyor.
    İstanbul 2020’nin “0 atıklı oyunlar” olacağı hedefi var. Biraz olimpiyatın uzağına düşse de şehirde çöp geri dönüşüm konusunda atılacak ve sonra şehre miras kalacak adımlar söz konusu olan.
    Esenler kümesinin askeri saha olduğu, içerdiği ağaçlar açısından buradaki tesislerin (golf, binicilik vs) çok dikkatle yapılması ve sürdürülebilirliğin ana hedef olarak güdülmesi gerektiği vurgusu var.
    İstanbul ve Türkiye’nin “sürdürülebilirlik” konusunda nispeten yolun başında olduğu ve 2020 projesinin bu konuda bir ivme yaratabileceğinden bahsedilmiş. Fakat bu planın biraz fazla hırslı olabileceği konusunda da uyarı var.

    9. Bölüm – Güvenlik ve Emniyet

    Mayıs ayındaki raporda yazanlar dışında herhangi yeni bir şey yok. Daha önce de belirttiğimiz gibi İstanbul’da Gezi Parkı çerçevesinde başlayan gösteriler bu raporun konusu değil. Potansiyel tehditlerden PKK’nın silah bırakmasının önemli bir gelişme olduğu, Suriye riskinin daha ziyade ülkenin güneyini etkilediğinden bahsediliyor. Yapılarda deprem standartlarına uyulması gerektiği belirtiliyor.

    10. Bölüm – Tıbbi Hizmetler ve Doping Kontrolü

    Teknik bilgiler (yatak sayısı, hastanelerin olimpiyat köyüne mesafesi) dışında yeni yapılacak şehir hastanesinin 2015’te hizmete açılacağı belirtilmiş.
    Acil durum çağrı merkezleri tek bir yerde toplanacaklar. Azami ambülans gelme süresi olarak 10 dakika belirlenmiş.
    Anti-Doping konusunda Türkiye’nin uluslararası standartlara uyduğu ve oyunlar sırasında İstanbul’da WADA akreditasyonuna sahip geçici bir laboratuar kurulacağı belirtiliyor.

    11. Bölüm – Hukuki Konular vs.

    İlginç bir bilgi, oyunlar nedeniyle çalışma izni gereken durumlarda 5 gün içinde cevap verme garantisi verilmiş.
    Bütün bu bölümün özeti şu: her ne kadar organizasyon komitesi de ise dahil olsa da hükümet her şeyden sorumlu.

    12. Bölüm – Siyasi ve Halk Desteği

    Heyet ekonomik açıdan bir sorun görmüyor. Olimpiyat adaylığının çok geniş kesimler tarafından (bütün siyasi partiler, odalar, özel sector vs.) destek gördüğü ve adaylığa kayda değer bir muhalefet olmadığı belirtilmiş.
    Oyunların düzenlenmesinde garantinin hükümet, TOKİ, şehir belediyeleri arasında paylaşıldığı belirtiliyor.
    Halk arasında yapılan anketlerde İstanbul’da %83, ülkenin geri kalanında ise %76’lik bir destek almış adaylık.

    13. Bölüm – Marketing

    7 Temmuz – 21 Eylül 2020 arasında olimpiyatla ilgili yerlerde reklam garantisi verilmiş.
    Olimpik oyunlardan 401 milyon dolar (6.4 milyon bilet satılacak), paralimpik oyunlardan ise 34 milyon dolarlık (1.9 milyon bilet satılacak) bilet getirisi bekleniyor.
    Olimpiyat oyunları biletlerinin %14’u 10-20 dolar arasında fiyatlanacaklar. Ortalama bilet fiyatı 57 dolar olacak. Paralimpik oyunlar biletlerinin ortalama fiyatı 16 dolar olacak.
    Tribünlerin dolmasına olumlu etkisi bulunacak ucuz bilet, bedava toplu taşıma gibi unsurların altı çizilmiş ve verilen rakamlar mantıklı bulunmuş.
    Tahmin edilen yerli sponsorluk hacmi 653 milyon dolar (+22 milyon dolar paralımpik oyunlar için), beklenen lisanslı ürün satışı geliri ise 47 milyon dolar (+3 milyon dolar paralimpik oyunlar için)

    13. Bölüm – Finans/Bütçe

    Organizasyon komitesi gelirlerle giderlerin 2.9 milyar dolar ile birbirine eşit olduğu bir bütçeye sahip. Bu bütçe içinde hükümetin 553 milyon dolarlık bir desteği var. Bu ve aşağıdaki bütün rakamların 2012 itibariyle olduğunu belirtelim.
    Yerli sponsorluğun %40’ının (222 milyon dolar) Value-in-kind olacağı bekleniyor.
    Bütçeyi asıl patlatan organizasyon komitesi harici bütçe. Toplam yatırım hacmi 16.8 milyar dolar. Bunun yaklaşık yarısı yol ve raylı sistem inşaatına gidiyor. 348 milyon dolar olimpiyat köyü için, 617 milyon dolar ise medya köyü için. Bunlar dışında bir 975 milyon dolar elektrik kullanımı ve altyapısı için ayrılmış. Bütün bu meblağdan 15 milyar doları hükümet ödeyecek, 1.8 milyar dolar özel sektörden alınacak.
    Heyet bu meblağların büyük kısmının oyunlardan bağımsız olarak belirlendiği ve 3 milyar dolar kadarının zaten harcandığını vurguluyor. Bütün bu para içinde oyunlar İstanbul’a verilirse harcanacak olan ek meblağ sadece 1.1 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.
    Organizasyon komitesi harici operasyonel bütçe de 2.6 milyar dolar kadar. Bu meblağ da tamamen hükümet tarafından karşılanacak ve güvenlik vs. gibi kalemler içeriyor. Bunun içinde 1.8 milyar dolarlık kısım doğrudan oyunlar nedeniyle harcanacak meblağ.
    Bu şekilde bakıldığı zaman doğrudan oyunlarla ilintili olan toplam bütçe 5.8 milyar dolar civarında bir hacime ulaşıyor.
    IOC heyeti bütçenin oyunlarla doğrudan bağlantısı olmayan kısmının çok büyük olduğunun altını çizmiş.

    Tokyo

    Tokyo’nun konsept değerlendirmesinde modern ulaşım sistemi, iki tesis kümesine sahip nispeten kompakt bir yapı dikkat çeken öğeler. Tokyo ve Japonya’nın spor sevgisi, zengin tarih ve kültürü oyunları destekleyen öğeler olarak zikredilmiş.
    Toplam 36 tesisin 27’si 2 ana kümede toplanmış. Tokyo’da tesisler %85’i, antrenman sahalarının %70’i olimpiyat köyünü içine alan 8km’lik bir daire içinde. Tesislerin çoğunluğu için azami mesafe 20 dakika olarak verilmiş. 5 tesis bu kümelerin dışında yer alıyor, ama metro, tren ya da otobüs ile ulaşılabiliyor.
    36 tesisten 15’i hazır (2 tanesinde tadilat gerekli), 10 tanesi geçici olacak ve olimpiyattan sonra sökülecek. 9 tesis yeni ve kalıcı olacak, 2 tesis oyunlardan bağımsız olarak planlanmış.
    Tesisler konusunda olumlu bir yorum merkezi olmalarıyken olumsuz bir eleştiri 1964 oyunlarından kalan ve judo, masa tenisi ve boks müsabakalarına ev sahipliği yapacak 3 tesisin yetersiz kalabileceği.
    Olimpiyat köyünden en uzak olan tesislere (atıcılık ve golf) mesafe 40 ve 55 dakika olarak tahmin ediliyor. Köy oyunlardan sonra mesken olarak kullanılacak.
    Konaklama fiyatları konusunda bir eleştiri yapılmış, özellikle tek yataklı ve çift yataklı oda fiyatları arasındaki fahiş fark (açıklaması Japonya’daki tek yataklı oda tipi olsa da) gerçekten şaşırtıcı.
    Ulaşım konusunda “mevcut mükemmel, modern ve yüksek kapasiteli ulaşım ağı” sözleri her şeyi açıklıyor. Keza Tokyo’da da 317km’lik olimpik şerit ayırımı yapılacak yollarda. Buna ek olarak 290km’lik yol kısmında trafik alternatif rotalara kaydırılarak hafifletilecek. Tokyo tesislere ulaşım süresi olarak 20 tesis için 10 dakikadan az, 5 tesis için 11-20 dakika, 5 tesis için 21-30 dakika vermiş. Bir tesis (atıcılık 31-40 dakika), 1 tesis (golf) 40 dakikadan fazla mesafede. IOC heyeti bu verileri mantıklı bulmuş.
    Güvenlik konusunda Tokyo körfezinde tsunamiye karşı önlemler alınmış.
    Japonya’da olimpiyata halk desteği Tokyo’da %70, ülkenin geri kalanında %67 olarak ölçülmüş.
    Toplam 776 milyon dolarlık olimpik, 46 milyon dolarlık paralimpik bilet satışı planlanıyor. Biletlerin %60’ı 50 doların altında, %30’u 100 doların üstünde olacak. Paralimpik oyun biletlerinin ortalama fiyatı 20 dolar. Haliyle bilet sahipleri toplu taşımadan bedava yararlanacaklar.
    Yerli sponsor desteği olimpik oyunlar için 932 milyon dolar, paralimpik için 26 milyon dolar. Lisanslı ürün satışından 140 milyon dolar bekleniyor.
    Organizasyon komitesi 3.4 milyar dolarlık dengeli bir bütçeye sahip. Bu bütçeye hükümet katkısı yok.
    Organizasyon komitesi hariç yatırım bütçesi 4.4 milyar dolar. Bunun 3.3 milyar dolara yakınını hükümet verecek, 1.1 milyar doları özel sektörden gelecek. Toplam bütçenin 3 milyar doları tesis inşası, 1 milyar doları olimpik köy için.
    Ayrıca güvenlik vb. konular için yarıdan fazlasını devletin karşılayacağı 540 milyon dolarlık da bir bütçe mevcut.

    Madrid

    Madrid’in adaylığı sosyal ve ekonomik gelişme odaklı, dolayısıyla olimpik oyunların nispeten ufak bir bütçe ile de gerçekleştirilebileceği iddiasına sahip.
    Halihazırda bulunan tesislerin çoğunluğunu kullanarak oldukça kompakt bir olimpiyat organize etmek amacı güdülüyor.
    Toplam 35 tesisin 14’u bir kümede, 8’i diğer bir kümedeler. Kalan tesislerden 6’sı iki küme arasında yer alıyor. Dolayısıyla tesislerin çoğunluğu nispeten merkeziler. Şehrin mevcut toplu taşıma altyapısı ile birleşince ulaşım sorun olarak gözükmüyor. Yeni bir ulaşım sistemi gerekmediği belirtilmiş.
    Madrid’de toplam 267km’lik bir şerit yönetimi oluşturulacak. 82km’lik kısım olimpik kafile ve araçlara ayrılacak, kalan yollar ise müsabaka planına göre yönetilecek.
    Madrid bütün tesislerin 10km çapında bir dairenin içinde olduğunu ve sporcuların yolda geçirecekleri sürenin azami 20-25 dakika olduğunu vurguluyor. Sporcuların 19 tesise ulaşımı 10 dakikadan az, 10 tesise ulaşımı ise 11-20 dakika arası olarak verilmiş.
    Tesislerin 28’i hazır durumda, 3 tesis geçici olarak yapılacak, 4 tesis kalıcı olacak. Haliyle pek bir inşaat gereği yok. İki tesisin (boğa güreşi arenası Las Vantas ve Retiro Park) olimpik tesis haline getirilmesinin zor olabileceği belirtilmiş.
    Madrid’de enerjinin üçte birinin yenilenebilir kaynaklardan geliyor olması altı çizilen bir bilgi.
    Olimpik köy burada da diğer yerlerde olduğu gibi mesken olacak oyunlardan sonra.
    Otel fiyatları söz konusu olduğunda Madrid, en ucuz aday şehir. En pahalı oda fiyatı İstanbul’un en yüksek fiyatının yarısı, Tokyo’nun üçte biri gibi bir oranda.
    Çevre ve sürdürülebilirlik konusunda da Madrid övgüye mazhar, oyunlar kapsamında bütün tesis ve altyapı yatırımları sürdürülebilirlik hedefi gözetilerek yapılıyor.
    Güvenlik konusunda bir sorun yok. ETA’nın Kasım 2012’de eylemlerine son verdiği hatırlatılıyor.
    İspanya’nın Türkiye ve Japonya’nın aksine WADA kodu ile uyumlu bir doping yasası olmaması bir soru teşkil ediyor IOC için. (bkz Dr. Fuentes konusu…)
    Halk desteği Madrid’de %76, ülkenin geri kalanında daha da yüksek, %81 çıkmış.
    Madrid bilet satışlarından 899 milyon dolar (olimpik) ve 58 milyon dolar (paralimpik) gelir elde etmeyi planlıyor. Biletlerin %39’u 55 dolar altında, %32’si 100 dolar üstünde satılacak. Paralimpik oyunların bilet fiyatı ortalaması 29 dolar olacak.
    Madrid 2020’nin yerel sponsorluk gelirleri 694 milyon dolar olarak belirlenmiş. Lisanslı ürün satışından da 106 milyon dolar bekleniyor.
    Organizasyon komitesi bütçesi 3.1 milyar dolarlık dengeli bir bütçe. Organizasyon komitesi harici yatırım hacmi ise 2 milyar dolara yaklaşıyor, bunun 835 milyon doları olimpiyat köyü için. Güvenlik vb. kalemler için de 192 milyon dolar ayrılmış. Heyet Madrid’in ekonomik krizden kaynaklanan sorunlarının 2020’ye kadar kontrol edilebilir bir hale geleceğine ve bütçenin de gerçekleştirilebilir bir hacme sahip olduğuna inanıyor.

    Sonuç

    3-4 Temmuz Lozan sunumlarından sonra daha detaylı bir “son değerlendirme” yazacağım. Fakat şimdilik şunu söylemekle yetineyim:
    Rapordaki kelime kullanımını ve yorumları okuduğumuz zaman İstanbul’un adaylığı “kocaman, meşakkatli ve dev bir proje” olan ve “eski tip” diye nitelendirebileceğimiz bir adaylıkken, onun karşısında “sürdürülebilirlik” kavramının ön planda olduğu düşük bütçeli ve esnek yapılı, “yeni tip” diyebileceğimiz Madrid ve Tokyo adaylıkları çıkıyor.
    Brezilya’da ve Turkiye’de halihazırda devam eden protestoların ışığında yukarıdaki ayrıma baktığımızda bugün içinde bulunduğumuz sosyal ve ekonomik atmosferin İstanbul’un adaylığı için dezavantaj, Tokyo ve Madrid içinse avantaj teşkil ettiğini söylemek yanlış olmaz.

    Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • To Top