Olimpik Türk

Türkiye Nasıl 2 Kişiden Birinin Tenis Oynayıp Yüzdüğü Bir Ülke Oldu?

İstatistikler ve gerçeği ne derece hakikate sadık gösterdikleri konusunda sayısız güzel deyiş var. İşinizde biraz istatistik kullanıyorsanız bunlardan en ünlü ikisini duymuşsunuzdur:

  • Churchill’e atfedilen “I only believe in statistics that I doctored myself” ve
  • Mark Twain ile ünlenen “There are three kinds of lies: lies, damned lies and statistics”
    Özellikle bu ikincisine cuk oturan “istatistik yalanlar”dan birine geçtiğimiz ay rastladık: İngiliz SMG Insight şirketinin yaptığı bir araştırma, Türkiye’nin aklınızın almayacağı derecede spor sevdalısı bir ülke olduğunu, deli gibi spor yaptığını, üstelik sadece futbolla değil, sporun neredeyse her türüyle hem izleyici, hem katılımcı olarak ilgilendiğini iddia ediyordu. SMG Insight’ın basın bildirisine buradan ulaşabilirsiniz.

    Hem basın bildirisinde yer alan satır başları, hem de aşağıdaki infografikte göreceğiniz üzere araştırmanın sonuçları “biz neymişiz be abi?” dedirtecek cinsten. Buna göre

  • Nüfusun neredeyse tamamı düzenli olarak bir ya da birden fazla spor dalında aktif
  • Türkiye’de nüfusun yarısı futbol, basketbol, tenis ve yüzme sporlarından birine aktif katılım içinde,
  • Her 4 kişiden biri bisiklete biniyor ya da atletizm ile uğraşıyor
  • Neredeyse her 5 kişiden biri motor sporları ile uğraşıyor
  • Her 10 kişiden biri düzenli ata biniyor
  • Her 3 kadından biri futbol oynuyor
  • Nüfusumuzun neredeyse üçte ikisi yaz olimpiyat oyunlarını kaçırmıyor
  • 45 yaşın üzerindeki vatandaşlarımızın %60’i futbol dışında düzenli olarak tenis, basketbol, voleybol ve yüzme müsabakalarını takip ediyorlar
    Nasıl? Küçük dilinizi yuttunuz değil mi?

    Bu Sonuçlara Nasıl Ulaşılmış?

    Peki bu nasıl oluyor? Araştırma şu şekilde yapılmış:
    YouGov anket şirketi tarafından (bu demektir ki internet üzerinden yapılmış bu araştırma), Kasım 2012’de 18 yaşın üstünde 1003 kişiye 6 tane soru sorulmuş:
    1) Aşağıdaki hangi spor dallarını televizyonda ya da medyada düzenli olarak söz konusu sporun sezonu içinde takip ediyorsunuz?

    2) Hangi spor dallarına bizzat düzenli olarak katılıyorsunuz?

    3) Aşağıdaki futbol etkinlikleri veya müsabakalarının hangilerini düzenli olarak takip ediyorsunuz?

    4) Daha önce İngiliz Birinci Ligi’ni takip ettiğinizi belirttiniz. Bu ligden hangi takımı düzenli olarak takip ediyorsunuz?

    5) Aşağıdaki hangi top sporu etkinliklerini ya da müsabakalarını etkinlik/müsabaka esnasında düzenli olarak takip ediyorsunuz?

    6) Aşağıdaki hangi spor etkinlik veya müsabakalarını etkinlik/müsabaka esnasında düzenli olarak takip ediyorsunuz?
    Bu soruların cevabını verenler ayrıca 4 yaş grubuna ve 3 gelir seviyesine göre derlenmişler, ortaya söz konusu sonuçlar çıkmış.

    Siparişi veren kim?

    SMG Insight spor piyasası ve pazarlaması sahasında araştırma ve danışmanlık hizmeti sunan bir şirket. Bu durumda kullandıkları anket platformu YouGov, o da internet üzerinden anket üzerine uzmanlaşmış bir başka şirket. SMG Insight’ın müşteriler listesinde Türkiye’den bir kurum yok, fakat bu çok da önemli değil. Danışmanlık şirketlerinin “resmi” listelerinde adı olmayan ve bu tarz hizmet aldıklarının bilinmesini istemeyen kurum/kuruluşlar mevcut.
    Başta da belirttiğimiz üzere bir anket yapıp bu tarz sonuçlara ulaşmak istatistiksel olarak sorun değil. Fakat araştırmanın Türkiye gerçekleri ile hiçbir şekilde örtüşmeyen sonuçları iki ihtimali gösteriyor:

  • Araştırmanın ne tür bir sonuç vermesi gerektiği önceden biliniyordu, ona göre bir katılımcı grubu belirlendi ve/veya cevap verenler hedeflenen bir sonuç elde etmek için belirli yanıtlar verdiler
  • Cevap verenler dalga geçtiler
  • İyimser olalım, tamamen komik bir tesadüf eseri sonuç böyle çıktı
    Bir danışmanlık şirketi olarak SMG Insight bu 1003 kişiye nasıl ulaştığını ve bu araştırmanın kim tarafından ısmarlandığını söylemez. Haliyle SMG’ye bu soruyu sorduk ama bir cevap alamadık, zaten almayı da beklemiyorduk. SMG Insight bilhassa araştırmanın gelir seviyesini de hesaba katan kısımları incelendiğinde bu çalışmayı büyüyen Türk pazarına ilgi çekmek ve bu şekilde müşteri kazanmak için de yapmış olabilir tabii ki. Fakat araştırmanın görsel öğelerine baktığınız takdirde kullanılan Türkiye logosu size tanıdık gelmiyor mu?

    Bu tarz resmi kurumlarca tasarlanan ve kullanılan logolar genelde yasal olarak korumaya tabidir, öyle her önüne gelen kullanamaz. Dolayısıyla bu araştırmanın Türkiye’nin resmi kurumları tarafından ısmarlandığı gibi bir ihtimal de mevcut.
    İstanbul’un 2020 Olimpiyat Oyunları adaylığının rakiplerimizle mukayese edildiğinde yumuşak karnının spora olan ilgi ve sportif başarı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla asıl “pohpohlanan” ve aksi iddia edilen en önemli nokta bu. Bu nedenle Mart sonunda IOC değerlendirme heyetinin İstanbul’u ziyaretinde sürekli ne kadar sporu seven, takip eden, spora meraklı bir ülke olduğumuzu dinledik. Fakat bunu adaylık komitesi başkanı Hasan Arat’ın demesi başka, “bağımsız” bir danışmanlık şirketinin bir araştırma sonucu teyit etmesi başka bir şey.
    Her ne hal ise, yeni Türkiye’ye hoş geldiniz! Yoksa sizin ailenizde motor sporları ile uğraşan biri yok mu?
    Ne demiştik girişte? “There are three kinds of lies: lies, damned lies and statistics”.

    2 Comments

    2 Comments

    1. Cem Argun

      9 Eylül 2013 at 19:24

      Araştırmayı dün gördüm, SMG-insight'ı ve YouGov'u aynı argümanlar ve sağlam kaynaklarla email üzerinden sorguya çektim. Cevap verdiler, revize edecekler derleyip bloga koyacağım. Yazınızı da bugün okudum.

    2. Cüneyt Kazokoğlu

      9 Eylül 2013 at 20:08

      Merhaba,

      Ben de mail atmistim ama bir yanit gelmemisti. Merak ettim simdi ne diyeceklerini. Malum secimler de gecti, bundan sonra revize etmelerinde sakinca yok 🙂

      Cok tesekkurler!

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • To Top