Olimpik Türk

İstanbul 2020 Olimpiyat Adaylığı – IOC-EC Ziyareti

Burada İstanbul 2020 olimpiyat oyunları adaylığının en önemli aşamalarından olan, 24-27 Mart arasında Uluslararası Olimpiyat Komitesi Teftiş Kurulu’nun (IOC-EC) İstanbul’u ziyaretinin basın programlarından kısa notlar ve fotoğraflar bulacaksınız. Bu aşamada herhangi bir şekilde değerlendirme ya da yorum olmayacak.
Adaylığımızın değerlendirmesini, yorumlarımızı, İstanbul’un 2020 oyunları için adaylığının bir analizi ile diğer adaylar Tokyo ve Madrid ile mukayesesini ise önümüzdeki günlerde BBC Türkçe’de okuyacaksınız.

Keza basın programını anlık olarak Twitter’da @MTBTR hesabından takip edebilirsiniz.

23 Mart 2013 – Hoşgeldiniz Resepsiyonu

Basın için IOC-EC ziyareti 23 Mart akşamı, Conrad otelinin üst katında, Summit Bar’da verilen resepsiyon ile başladı. Resepsiyona katılan başlıca kişiler ev sahibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) başkanı Dr. Uğur Erdener, IOC-EC heyet başkanı Sir Craig Reedie ve elbette İstanbul2020 adaylık komitesi başkanı Hasan Arat ve adaylık komitesinin medya danışmanı Emir Turam idi.

IOC-EC ve onlara refakat eden Dr. Uğur Erdener bir kenara, gecenin yıldızı Hasan Arat’tı. Ev sahibi rolündeki Kadir Topbaş’ın kısa bir konuşma ve fotoğraf çektirmenin ardından mekandan ayrılması, spor bakanı Suat Kılıç’ın ise önce geleceğini söyleyip, sonra “yetişememe” mazereti ile gelmemesi üzerine yerli yabancı bütün basın ilgisini Hasan Arat’a yöneltti.

Yapılan konuşmalar iki cümle ile özetlenebilir:

  • İstanbul muhteşem bir şehir, iki kıta burada buluşuyor, olimpiyat için benzersiz bir mekan
  • Nüfusumuzun önemli bir kısmı genç, dolayısıyla olimpiyat mirası bizim için çok önemli
    Bu iki noktanın muhtelif konuşmalarda değişik kelimeler kullanılarak defalarca vurgulanması dışında kayda değer bir demeç yoktu resepsiyonda.




    24 Mart 2013 – Basın Sunumu (tesisler ve olimpiyat köyü hakkında)

    24 Mart’ta basın programı 8. ve 10. konular olan spor tesisleri ile olimpik köy hakkında yapılan sunumlarla başladı. Basın toplantısında kötü bir sürpriz: basının ilgisi nisbi olarak çok düşük. Toplansa 60 kişilik bir grup sunumları dinledi, salonun yarısı boştu, katılan basının da –hissi olarak- yarısı Japon’du.

    İstanbul’un tesisleri aşağıdaki resimde de görebileceğiniz üzere 4 ana bölgede toplanıyor:

  • Olimpiyat köyü bölgesi
  • Orman bölgesi
  • Kıyı bölgesi
  • Boğaz bölgesi

    Basına sunum İstanbul 2020 medya sorumlusu Emir Turam, atlet sorumlusu Alper Kasapoğlu ve teknik sorumlu Nejat Sarp tarafından yapıldı. Her üç konuşmacının da profesyonel sporcu kariyerinden geldiğini vurgulayalım.

    İlk konuşmacı Emir Turam’dı. Geçtiğimiz yıl devletin yaklaşık 700 spor tesisi (25 tanesi stadyum) için $2.5 milyar dolarlık yatırım kararı aldığından bahsetti. İstanbul’un son dönemlerde yaptığı uluslararası spor etkinliklerine dikkat çekti.

    Tesis tasarımında 3 ana noktanın gözetildiğini vurguladı:

  • IOC nizamına uygun, teknik mükemmellikte tesisler
  • Sürdürülebilirlik ve miras konusunun öneminin, yani yeni spor tesislerinin bulundukları yörede sportif bir atılıma önayak olacaklarının altını çizdi
  • Atletlerin konforunun tasarımda ana hedef olduğunu ifade etti

    2020 tesis planlarının hazırlanmasında önceki adaylıklar unutulup, beyaz bir sayfa açılmış ve her şey yeniden tasarlanmış. İstanbul için uzun vadeli ve kalıcı bir plan yapılmış.

    Alper Kasapoğlu 1992 Barselona oyunlarındaki tecrübelerini ve hislerini paylaştı. Tesislerin atletlerin rahatlığı için tasarlanmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Müsabaka mekanlarına kolay ulaşım, rahat dinlenme ve antrenman olanakları, atletlerin zamanlarının çoğunu köyde geçirmeleri nedeniyle oyunlar esnasında müsabaka mekanlarına çabuk ulaşım (15-20 dakika hedeflenen değer), sporcular için dinlenme merkezi ve dinlenmelerine yönelik tesisler (hydrotherapy, stretch therapy, massage therapy…) vurgulanan bölümler.

    Son olarak konuşan Nejat Sarp olimpiyat köyünün atletler için unutamayacakları bir tecrübenin parçası olacağından, medya tesislerinin en iyi seviyede olacağından bahsetti ve olimpik köyünün bırakacağı mirası anlattı.

    Toplantının önemli bilgisi: kalıcı olarak kurulacak tesislerin inşa maliyeti $347 milyon.

    24 Mart 2013 – Tesis Ziyaretleri 1 – Esenler Bölgesi

    Toplantıdan sonra kısa bir ara verildi, akabinde otobüslerle tesis ziyaretleri başladı. Basına olan hizmet yerli yabancı gazeteciler nezdinde gayet memnunluk uyandırdı. Gidilen her yerde “catering” servisi çok iyi, sürekli Ülker çikolata vs. kutuları dağıtılıyor, ayrıca en önemli ve hakikaten çok mutlu edici özellik: otobüslerde Wi-Fi var.

    Günün ilk tesis ziyareti Seyrantepe / Türk Telekom Arena’yaydı. Otobüsleri “we are ready!” diye bağırarak karşılayan çocuklardan sonra stada girdik. Bizleri Galatasaray başkanı Ünal Aysal, CEO Lütfi Arıboğan ve teknik direktör Fatih Terim karşıladılar.


    Emir Turam Galatasaray taraftarının bu stadda 132dB “ses” çıkardığını ve bu stadda yarışacak sporcuların böyle bir ortamda olacaklarından bahsetti. Esenler ve Belgrad Ormanı kümeleri hakkında bilgi verdi ve pek çok mahallenin, pek çok gencin spora ulaşımının ilk defa bu kadar rahat ve konforlu olacağından bahsetti. Esenler kümesinde İstanbul’un ilk profesyonel binicilik ve golf sahalarına kavuşacağını ifade edip sözü teknik ekipten Matthew Lorrimer’a devretti.

    Lorrimer Esenler yöresindeki olimpik sahanın ve tesislerinin doğal topografiye uygun olarak tasarlanıp çevreye mümkün olan en az zararı vermek amacı güdülerek inşa edileceğini vurguladı. Bunun dışında şehire bırakılacak mirasın çok önemli olduğunu belirtti. Dağ bisikleti, BMX sahaları, kanu havuzları hakkında teknik bilgiler verdi. Teknik bilgiler bir kenara, konuşmasının ana unsuru şunlar: “low environmental impact and significant legacy for the city”

    Konuşmalardan sonra yemek yendi ve stada tepeden bakma fırsatı bulduk (bkz. aşağıdaki güzel panorama fotoğrafı).

    24 Mart 2013 – Tesis Ziyaretleri 2 – Olimpik Köy Yöresi

    Seyrantepe’den sonra basına “bir sürprizin beklediği” söylenerek otobüslere bindik ve metronun inşa halindeki Istoç durağına geldik. Sürpriz, bu duraktan oyunların ana stadı olacak 80 bin kapasiteli Atatürk stadyumuna gidecek metroya ilk olarak bizim binecek olmamız (pardon, ilk binen bizden yarım saat önce IOC-EC). Belirtmek gerek, basın ve IOC-EC bu üç gün boyunca iki ayrı grup halinde geziyorlar. Gidilen yerler vs aynı, fakat IOC-EC yarım saat önde. Arada fotoğraflar için buluşulduğu oluyor.

    Istoç istasyonunda bizleri İstanbul2020 metrosu bekliyordu. Metro ile 3 duraklık mesafeyi yaklaşık 10 dakikada katederek Olimpiyat durağına ulaştık. Durakta çıkışta gene İstanbul2020 gönüllüleri basını karşıladı. Bunu vurgulamak gerek, her gidilen yerde seçilmiş öğrenciler basına alkış tutuyorlar.






    Durak çıkışında tekrar otobüslerle stadın girişine geldikten sonra IOC-EC heyetinin de stadda olduğunu gördük. Londra oyunlarında (bkz bu blogun başları) madalya almış atletlerimizle beraber IOC-EC heyeti fotoğraf çektirdi. Akabinde stad içinde tekrar kısa bir sunum için toplanıldı.





    Emir Turam tesislerin şehrin bu bölgesinde yaşayanlar, bilhassa gençler için nasıl bir fırsat olduğunu vurguladı ve olimpik köy yöresinin tesisleri hakkında teknik bilgileri sundu. Önemli bir vurgu bu tesislerin olimpiyat adaylığının sonucundan bağımsız olarak yapılacağı. Turam’ın belirttiği üzere bazı spor dalları ve paralimpik sporlar için bu tesisler Türkiye’nin ilk tesisleri olacaklar. Tekrar tekrar bu tesislerin İstanbul halkı için nasıl bir fırsat olduğu vurgusunu duyduk.

    Turam’dan sonra sözü tekrar Matthew Lorrimer aldı ve tesisler hakkında teknik bilgiler dinledik.

    Çok güzel bir detay: Stadda rogar kapaklarında dahi olimpiyat amblemi işlenmiş.

    Şimdi bakınca boş görünen bu arazinin tamamen bir olimpik köy olacağını tasavvur edin.

    24 Mart 2013 – Basın Toplantısı – Hasan Arat

    Gün İstanbul2020 adaylık komitesi başkanı Hasan Arat tarafından yapılan bir sunumla son buldu. Akşamın (kötü) sürprizi Hasan Arat’ın açıklaması beklenen İstanbul’un adaylık sloganının son anda spor bakanı Suat Kılıç tarafından açıklanacağı haberi oldu.

    Bu nedenle Hasan Arat’ın konuşmasının cumhurbaşkanı ve başbakanın adaylığımızı şiddetle destekledikleri dışındaki kısmı ana hatları nispeten aşina olduğumuz eksende oldu denebilir:

  • Türkiye şimdiye kadar gelişmekte olan bir ülke olarak adaydı, bu adaylıkta artık “gelişmiş” bir ülkeyiz.
  • Turkler için spor bir tutku.
  • Bu sefer olimpiyata hazırız.
  • Teknik mükemmellik hedefimiz. TOKİ bunun garantisi. TOKİ’nin inşaat kapasitesi son 8 yılda her 4 ayda bir olimpik köy inşasına denk düşüyor.
  • IOC-EC 2001’de en son teftişe geldiğinde 2 metro hattımız vardı, çok farklı bir ülkeydik.
  • 13 Ağustos’tan beri çok yoğun çalışma içindeyiz. Adaylığımızın bizzat başbakan tarafından açıklanması bu sefer işi nasıl ciddiye aldığımızı gösteriyor.
  • İstanbul oyunlar için 8000 yıllık tarihi ile eşsiz bir mekan olacak.
  • İstanbul 2020 bugünün ve yarının atletleri için mükemmeliyete bir köprü olacak (bridge to excellence).
  • (bir soru üzerine) yaptığımız araştırmalar halk desteğinin %94 seviyesinde olduğunu gösteriyor.

    25 Mart 2013 – Basın Toplantısı – TOKİ

    Pazartesi günü olimpiyat adaylığının en önemli kurumu TOKİ’nin başkanı Ahmet Haluk Karabel tarafından yapılan kısa bir sunum ile başladı.

    Sunumda ana konular açıkçası beklendiği üzere TOKİ’nin inanılmaz ölçülerdeki inşaat atılımının tanıtımı dışında, İstanbul 2020 TOKİ inşaat bütçesinin $4.8 milyar dolar olduğu ve TOKİ’nin şehrin 420km2’lik bir kısmını olimpiyat köyü ve çevresi olmak üzere baştan aşağı yeniden kuracağı. TOKİ bu sahada 65 bin konut için projeyi tamamlamış, 20 bin konut zaten bitirilmiş. Karabel, olimpiyat için düşünülen tesislerin planlanan zamandan önce bitirileceğinin de altını çizdi.

    Karabel, Londra ve Tokyo’da da görüldüğü üzere tesislerin inşasında dünyaca ünlü mimarlarla çalışılıp çalışılmayacağı konusundaki sorumuza ise “projenin ilerleyen aşamalarında iletişime geçeceğiz, fakat kontrol TOKİ’de olacak” dedi, ve herhangi bir isim vermedi. Bu bağlamda TOKİ’nin “oyunlar müdürlüğü” kurduğunu ve yabancı uzmanlarla beraber bu müdürlüğün sadece ve sadece olimpiyat tesislerinin inşası için görevlendirildiğini belirtelim.

    Karabel’in son vurgusu, Marmaray, 3. havaalanı, köprü, olimpiyat köyünün olduğu bölüm vs. şeklinde İstanbul’da yepyeni bir şehir kurulacağı yönündeydi.

    25 Mart 2013 – Basın Toplantısı – Ali Koç

    Pazartesi günü ikinci basın sunumu Koç Grubu yönetim kurulu üyesi Ali Koç tarafından yapıldı. Açıkçası kayda değer bir sunumdan ziyade ana sponsorlardan en büyüklerinden birinin “Türkiye çok gelişiyor, çağ atlıyor, GSMH’si uçuyor” mealinde bir sunumu oldu.

    Koç da diğer konuşanlar gibi bu adaylığın Türkiye’nin 5. adaylığı olduğunu ve bu sefer gerek siyasi, gerek özel sektörün desteğinin hiç olmadığı kadar yüksek olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin son derece hızlı bir şekilde geliştiğini vurguladı.

    25 Mart 2013 – Basın Toplantısı – Suat Kılıç

    Dün İstanbul 2020’nin sloganının açıklanmasının adalık komisyonu başkanı Hasan Arat’tan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’a geçtiğini yazmıştık. Bugün Suat Kılıç yaklaşık 10 dakikalık bir gecikmeyle salonda yerini aldı.

    İstanbul’un geçmiş adaylıkların müspet sonuçlanmadığından başladı Kılıç, bu sefer İstanbul’u olimpiyata en iyi şekilde taşıma çabasını ortaya koyduklarını vurguladı. Olimpiyat adaylığı başvurusunun ilk defa bir başbakan tarafından imzalandığını belirtti ve başbakanın hem eski bir belediye başkanı, hem de İstanbul sevdalısı (!) olarak İstanbul’un olimpiyat kenti olması için her türlü çabayı sarfettiğini söyledi.

    Medya desteğinin çok kuvvetli olduğunun altını çizdi. İstanbul’un ne kadar muhteşem bir şehir olduğunu değişik ifadelerle belirtti (arada “fantastik” kelimesini de kullanarak) ve İstanbul’un olimpiyatı her zamankinden daha fazla hakettiğini söyledi.

    Başbakan ve spor bakanlığı dışında 20’ye yakın bakanlığın çeşitli sahalarda bu projenin içinde olduğunu söyledi. Önemli sektörlerdeki duyurular o sektörlerin bakanları (gençlik ve spor, kültür, maliye, çevre ve şehircilik, ulaştırma ve haberleşme…) tarafından yapılıyor dedi.

    Yaklaşık 19 milyar dolarlık olimpiyat/paralımpiyat bütçesi hakkında verilen bilgiler ilginçti: bu para sadece sportif yatırımları değil, örneğin

  • 150 milyon yolcu/yıl kapasiteli 3. İstanbul havaalanı projesi,
  • İstanbul’a 3. boğaz köprüsü,
  • Marmaray projesi,
  • yeni bir boğaz altı dip tünel çalışması
  • yeni İstanbul metro hattı
  • olimpiyat köyü bitişiğinde 3.000 yataklı şehir hastanesi

    oyunlar sırasında da kullanılmak üzere 5.000 yataklı öğrenci yurt kompleksi (sonra 10.000 yatak kapasitesine çıkartılacak)
    bu meblağa dahil olan projeler. Yani anlayacağınız bu olimpiyat hamlesi çok büyük bir inşaat atılımı içeriyor. Bu tesis inşası atılımı halihazırda sürüyor. Bakanın ağzından: “2013 yılında GSB olarak TR genelinde 718 tesis inşaatı gerçekleşecek. 25 stadyum, 149 spor salonu, 42 olimpik havuz, 15 atletizm stadyumu, 15 sporcu fabrikası, 5 buz pateni pisti, çok sayıda tenis kortu ve diğer branşlara hizmet verecek, toplam 718 tesisi 2013 yılında Türk sporuna kazandırmayı hedefliyoruz.” Bunlara ek olarak yöresel merkezler kurarak olimpiyata sporcu yetiştirme hedefleniyor.

    Adaylık Sloganı
    Elbette Suat Kılıç’ın sunumunun en beklenen kısmı İstanbul 2020’nin sloganıydı: İstanbul Avrupa ve Asya arasında, medeniyetler, kültürler, inançlar, farklılıklar, geçmişle gelecek arasında bir köprüdür anlayışından yola çıkarak adaylığımızın sloganı bridge together oldu. Slogan kendini açıklıyor, fazla söze gerek yok.

    Sorular arasında bakan Kılıç sporun mirasının çok önemli olduğunu, olimpik federasyonların özerkleştirilmesine rağmen her yıl ortalama 200 milyon dolar nakit aktarımı yapıldığını, 12 ilde olimpiyat sporcu yetiştirme merkezleri planlandığını ve Türkiye’de sportif miras AKP hükümeti döneminde 700’e yakın uluslararası spor organizasyonu yapılmış.

    Bakanla soru-cevap bölümünde neden daha mütevazı olmadığımız (bildik bir şekilde bakan hiçbir kez başka adaylar hakkında olumsuz konuşmadıklarından dem vurdu), güreş hakkında ne düşündüğü (dünya güreş fed. yetkilileri ile görüştüm vs.) vb. sorular soruldu.

    Son olarak bakan halkoylaması sonuçlarını açıkladı. Buna göre İstanbul’da olimpiyat adaylığının halk desteği %83, bütün Türkiye’de %76.

    25 Mart 2013 – Tesis Ziyaretleri 1 – İnönü Stadyumu

    Bugünün tesis ziyaretlerinde ilk durak 32.000 kapasiteli İnönü stadyumuydu. Stadyum hakkında fazla bir şey anlatmaya lüzum yok herhalde. Beşiktaş kulübü başkanı, teknik direktörü ve birkaç sporcusu olimpiyatı ne kadar çok desteklediklerini belirttiler.

    İnönü stadyumu olimpiyat esnasında rugby maçları için düşünülüyor.

    25 Mart 2013 – Tesis Ziyaretleri 2 – Tarihi Yarımada Kümesi

    Otobüslerle Dolmabahçe’den Tarihi Yarımada (Golden Gate) istikametinde bayağı bir yol katettikten sonra ilk olarak Abdi İpekçi’ye geldik. Abdi İpekçi hakkında da pek söylenecek bir şey yok.
    Burası olimpiyat esnasında göalball ve hentbol müsabakaları için kullanılacak.

    25 Mart 2013 – Tesis Ziyaretleri 3 – Ataköy Kümesi

    Biz Sinan Erdem’e geldiğimizde IOC heyeti de oradaydı. Sir Craig Reedie’yi basket oynarken seyrettik. Ayrıca sevgili bisiklet federasyonu başkanımız Emin Müftüoğlu’nu da görmek çok güzeldi.

    Ataköy kümesinde teorik olarak 3 tesis, halihazırda 2 tesis var. Ataköy dome, nam-I diğer Sinan Erdem burada. Aslı Çakır Alptekin spor kompleksi de burada. Bunlara ek olarak bir de biz bisikletseverler için en önemli nokta, bu gruba 5000 kişi kapasiteli yeni velodromun da dahil olacak olması. Sinan Erdem’in bodrum katında Emir Turam ve Matthew Lorrimer bu küme hakkında teknik bilgiler verdiler.

    Burada velodrom bir yana, Ataköy Dome (Sinan Erdem) basket ve tekerlekli sandalye basket müsabakaları için, Ataköy Arena (Aslı Çakır Alptekin salonu) eskrim, taekwando, paralımpic boccia ve judo için kullanılacak. Bunlara ek olarak bir de Ataköy Marina var, yelken yarışları için tasarlanmış.

    26 Mart 2013 – Basın Sunumu – Ömer Çelik / Feza Solaklar

    26 Mart bir program değişikliği ile başladı. Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım gelmedi, onun yerine Kültür ve Turizm bakanı Ömer Çelik ile oyunların kalacak yer sorumlusu Feza Solaklar bir sunum yaptılar. Bakan’ın sunumu açıkçası gene bildiğimiz üzere İstanbul ve Türkiye’nin doğu ile batı arasında, medeniyetler beşiği olması, iki kıtayı buluşturması vs ile başladı ve otel kapasitesi ile seviyesi açısından İstanbul’un çok başarılı olduğu vb. yorumlar içeriyordu. Türkiye’ye gelen turist sayısının Ocak 2013’te geçen yıla oranla %13’e yakın bir artış gösterdiği (1.1 milyon kişi gelmiş), 2012’de 32 milyon turist ağırladığımız gibi bilgiler verdi.

    Feza Solaklar ise İstanbul’un Avrupa’da Londra ve Paris’ten sonra en çok ziyaret edilen 3. şehir, dünyada ise en çok ziyaret edilen 5. şehir olduğunu belirtti. İstanbul’da 55 bin’den fazla oda bulunduğunu ve oyunların vakti geldiğinde 100 bin odalık kapasiteye ulaşacağımızı söyledi.

    26 Mart 2013 – Basın Sunumu – Muzaffer Hacımustafaoğlu / Emir Turam

    Günün ikinci basın sunumu çok önemli bir konuda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşımdan sorumlu genel sekreter yardımcısı Muzaffer Hacımustafaoğlu’nun (haliyle) ulaşım konusunda yaptığı sunumdu. Hacımustafaoğlu oyunlar için 5 sütünlü bir taşımacılık planı tasarladıklarından bahsetti:

  • Akıllı ulaşım ve trafik yönetim planları
  • Sistemlere ve planlara entegre bir yaklaşım
  • Kusursuz bir ulaşım deneyimi sağlayacak birlikte çalışabilir nitelikte sistemler
  • Tüm oyunlar müşterilerine sunulacak kapsayıcı ulaşım çözümleri
  • Kazalara ve öngörülmeyen olaylara karşı gerekli planların yapılarak koruma sağlanması

    Hacımustafaoğlu’nun verdiği diğer ilginç bilgiler:

  • oyunlar zamanında bugün %19 olan raylı taşımacılık oranının %50’ye çıkmış olacak
  • toplu taşıma duraklarından tesislere olan mesafe azami 1km
  • olimpiyat köyü ve tesisler arası en fazla 30 dakika olacak
  • bileti olanlara toplu taşıma oyunlar esnasında bedava olacak
  • trafikte kalabalığı azaltmak için esnek çalışma saatleri, plaka sınırlaması gibi uygulamalar olabilir
  • yazları trafikteki araba oranının mevsimsel olarak %20 azalması oyunlara yardımcı bir etken
    Hacımustafaoğlu’ndan sonra sözü medya ve iletişim sorumlusu Emir Turan aldı gene ve medyayı ilgilendirecek bilgiler verdi. Türkiye’nin son yıllarda ev sahipliği yaptığı uluslararası spor organizasyonlarından nasıl başarı ile çıktığından bahsetti. “Yeni medya”nın öneminin farkında olduklarını, İstanbul2020’nin Facebook’taki “like” sayısının birkaç gün içinde 30bin rakamlarına ulaştığını, sloganımız “bridgetogether”in twitter’da TT olduğunu söyledi.

    Medyaya sunulacak hizmetin çok iyi olacağının altını çizdi, bütün medya sahalarında 3 ayrı WiFi ağının ve klasik kablolu internetin bulunacağını vurguladı.
    Basın sunumuna katılan Esat Yılmaer ve Barbaros Tali anladığımız kadarıyla bazı sorulara cevap vermek için oradaydılar, onlara soru gelmeyince de hiç konuşmadılar.

    27 Mart 2013 – Tesis Ziyaretleri 1 – Fenerbahçe Ülker Arena

    Günün ilk tesis ziyareti Ataşehir Arena oldu. Bu tesisin oyunların ana 4 kümelik tesis yapısının (bkz bayağı yukarısı) dışında kalan bir tesis olduğunu belirtmek gerek. Burada olimpik voleybol karşılaşmaları yapılacak.

    Günün güzel surprizi Filenin Sultanları’nın IOC-EC heyeti ile poz vermesi ve Neslihan Darnel’in formasını heyet başkanı Sir Craig Reedie’ye vermesiydi.

    27 Mart 2013 – Tesis Ziyaretleri 2 – Liman Kümesi / Haydarpaşa

    Günün ikinci ve eşsiz ziyareti liman kümesini görmek için Haydarpaşa’ya oldu. Kasım 2010’daki yangından beri çatısı muhtelif siyasi inatlar nedeniyle bir türlü tamir ettirilemeyen Haydarpaşa’nın yerli yabancı basına gösterilmesi, liman kümesi ziyaretine ev sahipliği yapması ve tarihi bir eser olarak tanıtılması herhalde olimpiyat oyunlarının en büyük ironisi olacak. Haydarpaşa’nın çatısı dişleri dökülmüş ihtiyar gibi göğe uzanırken gördükçe içim o kadar açıyor ki baştaki “yorum yapmayacağım” hakkında bir defalık bir istisna yapıyorum. AKP hükümeti Mehmet Akif’i çok seviyor, Gençlik ve Spor Bakanımız Suat Kılıç her fırsatta Safahat hediye ediyor. Bizi dinlemiyorlar, belki Akif’in bu duruma cuk oturan dizelerini dinlerler:
    Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir ?
    Onu, en çolpa herifler de, emin ol becerir.
    Sade sen gösteriver ‘İşte budur kubbe’ diye
    İki irgatla iner şimdi Süleymaniye.
    Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat, o zaman
    Bir Süleyman daha lazım yeniden, bir de Sinan…
    Çatısı eften püften nedenlerle (iki irgat) yanan Haydarpaşa’yı tamir edebilmek için anlaşılan bir Süleyman, bir de Sinan bekleyeceğiz. İçeride konuştuğum bazı memurlar durumun “ölme eşeğim ölme” halinde olduğunu, çatı tamiri için çıkmaz ayın son çarşambasında bir ihale yapılacağını vs anlattılar.
    Haydarpaşa’nın 2.5 yıldır değişmeyen bu hali, “benim” diyen bir devlet için utanç vesilesidir.

    Liman kümesi aynı zamanda çok tartışmalara yol açacak unsurlar da içeriyor. Burada plaj voleybolu, kürek, okçuluk müsabakaları yapılacak, bir de tam Harem’in olduğu yere 70 bin kişilik, sadece açılış ve kapanış kutlamalarında kullanılmak üzere stad inşa edilecek. Geçtiğimiz günlerde bu stadın kalıcı ya da portatif olup olmaması üzerine bayağı tartışma yaşandı. Bir kere daha tekrar edelim:
    70 bin kapasiteli stad oyunlardan sonra 20 bin kapasiteye düşürülerek orada kalacak. Yani kalıcı.
    Son olarak, İstanbul 2020’den güzel bir jest, basına dağıtılan sertifikalar.

    27 Mart 2013 – Basın Sunumu – Hüseyin Avni Mutlu / Sedat Kadıoğlu / Gizem Girişmen

    IOC heyetinin ziyaretinin son gününde güvenlik, çevre ve paralimpik konuları hakkında kısa sunumlar vardı. Sabah oturumunun ilk konuşmacısı İstanbul valisi Hüseyin Avni Mutlu oldu. Mutlu, İstanbul’un Avrupa’nın en güvenli şehirlerinden biri olduğunu vurguladı ve bu durumun oyunlar esnasında da aynen devam edeceğini belirtti. 2020 yılında İstanbul tamamen MOBESE kameraları ile donatılmış olacak, gerekirse kendi yönetimi altında askerden de faydalanabileceklerini söyledi. Ayrıca oyunlar için 20 bin kişilik bir özel güvenlik ihtiyacı saptadıklarını ve ellerindeki kapasitenin bunun çok daha üstünde olduğunu anlattı. Mutlu’nun verdiği bilgilere göre bütün oyunların güvenlik bütçesi şu an itibariyle 1.4 milyar lira.

    Mutlu’dan sonra Çevre ve Şehircilik bakanlığı müsteşar yardımcısı Sedat Kadıoğlu olimpiyatlar ve çevre konusunda konuştu. Fakat açıkça belirtelim, dişe dokunur bir şey söylemedi. Sürdürülebilirliğin önemli bir hedef olmasının ifadesi dışında oyunlar için yapılmış herhangi bir çevre konsepti var mı, yok mu belirtmedi.

    Son olarak 2008 Pekin oyunlarında okçulukta altın alan Gizem Girişmen’i dinledik. Girişmen paralimpik madalyanın kendisi için ne ifade ettiğinden, bilhassa kendisi gibilerin toplum nezdinde kabul görmek açısından ne kadar önemli olduğunun altını çizdi, Türkiye’nin engelliler için hala sorunlu olmasına karşın geçmişe oranla daha iyi bir durumda olduğundan, gelecekte ise daha iyi olacağından bahsetti.

    27 Mart 2013 – Basın Sunumu – IOC Heyeti

    Günün son basın sunumu Four Seasons otelinde Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) heyetinin başkanı Sir Craig Reedie ve IOC oyunlar sorumlusu Gilbert Felli’nin kapanış toplantısıydı.

    Heyecanla beklenen toplantıda Sir Craig komisyonun Türkiye’nin adaylığından ne kadar etkilendiğini anlata anlata bitiremedi desek yeridir. Mükemmel bir izlenim edindiklerini, adaylığa gerek halk, gerekse siyasiler tarafından çok destek verildiğini gördüklerini ve oyunlara yönelik coşkuya tanık olduklarını belirtti.

    Reedie ayrıca değerlendirme komisyonunun görevinin olimpiyat adaylığı konusunda seçimi yapacak olan IOC üyelerine bir tavsiye vermekten çok bir sunum yapmak olduğunun altını çizdi.

    Gilbert Felli ise şehri yerinde gördükten sonra gerek adaylık konusunda, gerek ulaşım vb konularda daha iyi bir fikir edindiklerini belirtti, oyunlara hazırlık aşamalarında zorlukların olabileceğini söyledi ve olimpiyat oyunlarının insanları bir hedefe kitlemek açısından çok önemli bir işlevi olduğunu ifade etti.

    Son olarak gene Felli, genelde planlanan bütçelerin aşılması konusunda olimpiyatlarda iki tip bütçeden bahsedilebileceğini, bunlardan birinin oyunların bütçesi, diğerinin ise her halükarda yapılacak olan şehre yatırım bütçesi olduğunu söyledi.

    27 Mart 2013 – Basın Sunumu – TMOK Heyeti / Bakan / Bel. Bşk.

    IOC heyetinin sunumundan sonra Gençlik ve Spor bakanı Suat Kılıç, İstanbul 2020 adaylık komitesi başkanı Hasan Arat, IOC üyesi ve Milli Olimpiyat Komitesi başkanımız Uğur Erdener, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Kadir Topbaş, İstanbul 2020 CEO’su Ali Kiremitçioğlu, Milli Paralimpik Komite başkanı Yavuz Kocaömer ve paralimpik okçumuz Gizem Girişmen podyuma çıktılar.

    Suat Kılıç Istanbul’un genç nüfusuna vurgu yaptı, bu nüfusun %83’ünün olimpiyat istediğini söyledi, diğer bakanlıkların rollerinden, bu hükümetin yaptığı organizasyonlardan, halen yürüttüğü 700 tesislik inşaat hamlesinden bahsetti, ve elbette başbakanın da bu adaylığa olan desteğini hatırlatmayı unutmadı.

    Hasan Arat ise bu haftanın çok güzel geçtiğinden, kendilerinin de IOC heyetinden çok etkilendiklerinden ve bu süreçte çok şey öğrendiklerinden bahsetti. İstanbul’un artık 2020 için çok daha hazır olduğunu belirtti.

    ~Uğur Erdener bu noktaya gelmenin uzun bir süreç içerdiğini ve bugün olimpiyat ve paralımpik oyunlara her zamankinden daha yakın olduğumuzu vurguladı. Madrid ve Tokyo’yu da tebrik ettikten sonra beni şahsen çok etkileyen bir söz söyledi: “biz bu olimpiyatı gençliğe borçluyuz”

    Yavuz Kocaömer ve Gizem Girişmen paralimpik oyunların öneminden bahsettiler, Kocaömer oyunlar alınsın alınmasın, kendilerinin paralimpik bir programları olduğunu ve bu programı uygulamaya devam edeceklerini söyledi.

    Bundan Sonraki Süreç

    Buraya kadar gelmişken bundan sonraki süreç hakkında da bilgi verelim:

  • 29-31 Mayıs’ta Rusya St Petersburg’da SportAccord Convention ile aynı zamanda IOC toplanıyor. Bu tarih çok önemli değil, yüzeysel olarak IOC’nin son aktivitelerinden, dolayısıyla şehir ziyaretlerinden de bahsedilecek. Bizim için önemli bir nokta bu tarihte 2020 oyunlarına dahil edilecek olan 8 aday sporun, yani arada güreşin, sunumlarının olacak olması. (Güreş konusundaki yazımıza buradan bakabilirsiniz)
  • Haziran 2013’te ANOC (Association of National Olympic Committees – Milli Olimpiyat Komiteleri Birliği) Lozan’da buluşacak. Orada da adaylık süreci konulardan biri.
  • En önemli tarih, 3-4 Temmuz 2013. Bu tarihte aday şehirler, seçimde oy kullanacak bütün IOC üyelerine Lozan’da Palais de Beaulie’de, basına kapalı olarak adaylıklarının teknik sunumunu yapacak ve soru-cevap için hazır bulunacaklar. 4 Temmuz’da aday her şehir Lausanne Palace Hotel’de kendilerine ayrılmış odalarda adaylıklarının modellerini sergileyecekler, videolar gösterip sorulara cevap verecekler vs.
  • 7 Eylül 2013’te, Arjantin Buenos Aires’te düzenlenen 125. IOC oturumunda oylama yapılacak ve 2020 oyunlarının nereye gideceği belli olacak.

    Istanbul 2020 Olimpiyat Tesisleri

    Aşağıdaki bağlantıdan İstanbul 2020 için hazırlanmış olimpiyat tesislerinin teknik bilgilerini de içeren fotoğraf albümüne ulaşabilirsiniz.
    Tesis konusu ile ilgileniyorsanız “Olimpiyata Kaç Tesis Gerekiyor?” başlıklı yazımızı da tavsiye ederiz.
    Şunu hatırlatmakta fayda var, görseller temsili olarak IOC heyetine sunum için hazırlanmış, nihai mimarı yapıyı göstermiyorlar.
    Istanbul 2020 Olimpiyat Oyunları Tesisleri

    2 Comments

    2 Comments

    1. Pingback: 2020 Yolunda Son Sahne: 3-5 Temmuz, Lozan – Dağ Bisikleti Türkiye

    2. Pingback: IOC 2020 Değerlendirme Heyeti Raporu – Dağ Bisikleti Türkiye

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • To Top