Olimpik Türk

Neden Doping Yapılıyor?

Doping son aylarda fazlasıyla gündemimizde olan bir konu. Bugüne kadar yazılmış (ve yazılacak) makaleler (sayfanın sonunda görebilirsiniz) bazı soruları havada bırakıyor:

  • Sporcular neden doping yapıyorlar? ve
  • Sporcular doping hakkında ne düşünüyorlar?
    Üç aşağı beş yukarı, herkesin kafasında bu soruya verecek bir cevap var. Başarı baskısı, parasal nedenler… ilk akla gelenler. Fakat tahminlerin ötesinde elle tutulur bir şekilde dopingin nedenlerini kavramak güç…

    …idi. Şimdi meşhur Alman Köln Spor Yüksekokulu’nda bu konuda yapılan bir araştırma geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Dysfunktionen des Spitzensports: Doping, Match-Fixing, und Gesundheitsgefährdungen aus Sicht von Bevölkerung und Athleten (kabaca “yüksek seviyede sporun arızaları: halkın ve sporcuların gözünden doping, şike ve sağlık sorunları” diye tercüme edilebilir) başlıklı çalışma adından da anlaşılacağı üzere hem seyircinin sporcuların yoldan çıkması hakkındaki algılarını, hem de sporcunun neden yoldan çıktığını araştıran bir çalışma. Çalışmada 2012 yılının Ocak/Şubat aylarında 1 aylık bir zaman dilimi içinde halktan 2000 kişiden fazla kişiyle görüşülmüş. Toplam 1154 profesyonel sporcu da ankete cevap vermişler.

    Çalışmayı sipariş eden “Stiftung Deutsche Sporthilfe”, yaklaşık 50 yıldır Almanya’da sporcu desteği sağlayan ve halihazırda sporculara senede 10 milyon avronun üzerinde maddi destek yapan, yarı-kamusal bir vakıf.

    Profesyonel Spora Yönelik Yorumlar

    Anketin birinci bölümü gerek halk (bundan sonra seyirci diyelim) nezdinde, gerekse sporcuların bakış açısından profesyonal spor hakkında genel yorumlar içeriyor. En önemli nokta, gerek seyircilerin, gerekse sporcuların “sporcu kariyeri” bittikten sonra “ikinci kariyer” konusundaki karamsarlıkları. 10 sporcudan 8’i profesyonel kariyerlerinden sonrası için kötümserler.
    Enteresan bir fark da sporun “ticari ya da medyatik” olması konusunda. Seyircilerin %60’i profesyonal spor “sadece para odaklı”, %30’u da “sadece medyatik” diyor, fakat haliyle sporu yapan sporcularda bu oranlar çok daha düşük. Öte yandan profesyonal sporcuların yarıya yakını da profesyonel sporun ticari bir uğraşı olduğunu kabul etmişler.

    Doping ve İlaç Kullanımının Kabulü

    Doping konusunda hem sporcular, hem seyirciler nispeten eşit derecede tavizsizler. Kimse doping kabul etmiyor gibi bir resim var ortada. İlginç bir nokta neredeyse dört seyirciden birinin ek besin maddesi kullanımını reddederken bu oranın sporcularda 1/10’dan daha düşük olması.

    Neden Doping Yapılıyor?

    Genel olarak sporcuların verdiği cevapların oranlarının yüksek olması bir şeyi gösteriyor, o da “içeriden” bakıldığında dopinge daha “anlayışlı” yaklaşılabildiğini. Başarı baskısı gerek seyircilerde, gerekse sporcularda en önemli faktör. Fakat sporcularda neredeyse aynı oranda önemli bir etken de “çevre baskısı”, ki bu MTBTR’deki doping yazılarından tanıdığımız ”herkes yapıyor” argümanını temsil ediyor.

    Doping Yapan Sporcu Oranı Kaç?

    Bütün araştırmanın en can alıcı noktası belki de burası. Seyircilere soracak olursanız profesyonel sporcuların neredeyse %30’a yakını düzenli doping yapıyor. Yarıya yakını düzenli ağrı kesici kullanıyor ve sağlık risklerini bilerek kabul ediyorlar. Depresyon, burn-out, beslenme bozuklukları sporcular arasında yaygın.

    Öte yandan sporculara bakacak olursanız da çok çarpıcı bir resim var karşımızda. Ankete katılan 100 sporcudan 6’sı düzenli doping yaptığını belirtiyor. Kesinlikle doping yapmadığını belirten sporcu sayısı sadece 53! Yani 47 sporcu hakkında kesin olmamakla beraber doping yaptıkları şüphesi duyabiliriz.

    Ayrıca sporcular, seyircilerin sanrısının aksine, psikolojik sorunlar nispeten düşük seviyede, ama sporcular da sağlık risklerini bilerek ve isteyerek kabul ettiklerini teyit etmişler.

    Sonuç

    Bu araştırma Almanya’da gerçekleştirilmiş bir araştırma. Fakat üç aşağı beş yukarı bu rakamları diğer ülkelere de uygulamak mümkün gibi duruyor. Profesyonel sporcuların sporu bıraktıktan sonraki kariyer kaygısı, bilhassa ülkemizde had safhada rastladığımız bir durum değil mi? Sporda ticaret ve medyanın rolü hakkında benzer düşüncelere sahip değil miyiz?

    Peki doping? Sonuç itibariyle gri kısımlar olmakla beraber “profesyonal sporcuların yarıdan fazlası potansiyel dopinçi” demek yanlış olmaz. Tekrar, yavaşça, üzerinde düşünerek kendinize söyleyin: neredeyse her iki profesyonel sporcudan birinin doping yapma ihtimali var.

    Fakat bütün bunlar bir kenara çalışmayı okurken insanın aklına gelen bir soru var:
    Neden Almanlar oturup böyle araştırmalar yapıyorlar da, U23 halter takımının neredeyse tamamı dopingli çıkan Türkiye’de böyle bir şey yapılmıyor? Asıl sorun bu değil mi?

    Doping Yazıları

  • Bisiklette Değişim Rüzgarları – MTBTR’de Toplu Lance Armstrong Dosyası
  • Fuentes Davası – Pandora’nın Kutusu
  • 2011 Doping Istatistikleri
  • Yeni WADA Kodu Taslağı ve Hacettepe Doping Kontrol Merkezi
  • Eşref Apak, WADA ve 8 Yıl Kurali
  • Londra WADA Sempozyumu, Futbol ve Hacettepe Doping Kontrol Merkezi
  • Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    To Top