Olimpik Türk

Londra WADA Sempozyumu – Dopingle Mücadelede Yenilikler

Dünyada dopingle mücadele nereye gidiyor? Bisiklet, dopingle ciddi ölçüde sorunu olan tek spor mu? Doping testlerinde nicelik mi nitelik mi önemli? 2015’ten itibaren yürürlüğe girecek olan yeni WADA yönetmeliği neler getiriyor? Olimpiyat oyunlarına aday olduğumuz dönemde Ankara Hacettepe Doping Kontrol Merkezi’nin akıbeti ne olacak? Bütün bu sorular, Salı günü Dünya Anti-Doping Ajansı WADA tarafından Londra’da düzenlenen bir sempozyumda WADA başkanı John Fahey ve  genel müdürü David Howman tarafından cevaplanmaya çalışıldı.

John Fahey
Biyolojik Pasaport ve 4 Yıl Cezası
İçinde bulunduğumuz yıl dopingle mücadele konusunda önemli. Bu durum, sadece bir taraftan olimpiyat oyunlarını, diğer taraftansa peşpeşe gelen doping dalgaları (Armstrong, Fuentes, Avustralya hükümetinin raporu) nedeniyle bir tezatlar yılı denebilecek 2012’nin etkilerinin sürmesi nedeniyle değil. Kasım ayında, Güney Afrika’da 2015’den itibaren yürürlüğe girecek olan WADA yönetmeliği son halini alacak. Kesin gibi görünen, bu yönetmelikle beraber dopingden ilk defa yakalanan sporcuların men cezasının 2 yıldan 4 yıla çıkacağı. Sporcunun işbirliğiyle daha da kısalan 2 yıl cezası kariyerde pek sekte yaratmazken 4 yıllık bir cezanın zaten nispeten kısa olan bir sporcu kariyerine olumsuz etkileri tahmin edilebilir.
WADA genel müdürü Howman’ın belirttiği bir diğer önemli yenilik ise biyolojik pasaport kullanımında beklenen artış. Sporcuların değişik biyolojik verilerinin (bilhassa hematokrit oranı) düzenli olarak takip edilerek “normal” kabul edilen değerlerden sapmaların doping emaresi sayılmasına imkan tanıyan biyolojik pasaport, dopingle mücadelede en önemli silahlardan biri olacak. Fahey de, Howman da sadece bilimsel analizle tatmin edici bir şekilde dopingi yakalamanın mümkün olmadığını belirtiyorlar. Bu nedenle doğrudan laboratuar tahliline dayanmayan unsurların (bunlara tanık ifadeleri vb de dahil) rolü giderek büyüyor.
John Fahey
Testlerde Kalite, Futbol ve EPO
Howman ayrıca, sadece medyaya “çok test yaptık” demek için değil, doping yapanları yakalamak, şüpheli sporcuları aksatmadan düzenli olarak test etmenin, zaten ucuz olmayan doping testlerinde salt test sayılarına odaklanmaktan çok daha önemli olduğunu vurguladı. Bu bağlamda EPO dopingine yönelik testlerin öneminin de altını çizdi Howman ve pek çok sporda EPO testi yapılmadığını belirtti. Howman’a göre bilhassa futbol hem EPO testi, hem biyolojik pasaport konusunda en geri sporlardan biri.
Bu çerçevede önemli olan bir husus da dopingle mücadele makamlarının İnterpol ve gümrük birimleri ile işbirliği. Howman, bilhassa Çin üzerinden internet aracılığı ile gelen doping maddeleri ve ABD menşeli ek besin maddelerinin denetlenemediklerini ve sporcu sağlığı için büyük tehlike oluşturduklarını vurguladı.
David Howman
İspanya ve Türkiye’de Gelişmeler – Hacettepe Laboratuarı
WADA, İspanya’da halihazırda devam eden Operacion Puerto davası hakkında nispeten diplomatik bir dil takınıyor. Howman, mahkemeden Dr. Eufemiano Fuentes’in müşteri listelesini talep etmeye devam ettiklerini, nihai kararın yargıca ait olduğunu ifade etti ve şimdilik davanın seyrini takip ettikleri izlenimini verdi.

John Fahey, David Howman
Aday olduğumuz 2020 Olimpiyat Oyunları’nın değerlendirme sürecinde sona yaklaşırken, Akdeniz Oyunları’na birkaç ay kalmışken Türkiye’yi ilgilendiren önemli bir konu Ankara’da Hacettepe Üniversitesi’ndeki doping kontrol laboratuarının akıbeti. Laboratuar, Fenerbahçe’nin Amerikalı basketbolcusu Diana Taurası’nın doping kontrolünde yapılan hata nedeniyle 2011 basında akreditasyonunu kaybetmişti. Oyunlara adaylıkta rakibimiz İspanya’nın Madrid laboratuarının numune kirlenmesi nedeniyle 21 Aralık’ta üç aylığına askıya alınan akreditasyonunu geçtiğimiz hafta erken iade edildi. Howman, akreditasyonu geçici olarak askıya alınan Madrid’den farklı olarak, Hacettepe laboratuarının akreditasyonunu tamamen kaybettiğini ve yeniden alma sürecinde olduğunu belirtti. Hacettepe laboratuarı ile akreditasyonun mümkün olduğunca çabuk alınması için iletişimde olduklarını, fakat bu sürecin muhtelif tetkikler, ziyaretler ve yeterlilik testleri içerdiğini söyleyen Howman “bir zaman planı vermek istemiyorum ama umuyoruz ki yıl sonundan önce hallolmuş olur. Ankara laboratuarına da akreditasyonunu kaybetmiş bütün laboratuarlara yaptığımız muameleyi yapıyor ve geri almaları için yardımcı olmaya çalışıyoruz” dedi.
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top