Olimpik Türk

Katar 2022’nin Satışı, Platini, Sarkozy, PSG, Petrodollar Recycling (ve Demirel )

Evet, Demirel, fakat ona yazının sonunda geleceğiz. Europol’ün ortaya çıkardığı şike ve bahis manipülasyonunun yanında bir başka manipülasyon olayına biraz farklı bakmayı deneyelim. Konuyla ilgileniyorsanız basında (Türk basınında eksik bir şekilde gerçi) geçtiğimiz hafta çıkan bir haber dikkatinizi çekmiştir. İki haftada bir yayınlanan Fransız France Football dergisi iki hafta önceki sayısının kapağında kocaman Qatargate manşeti ile süsledi.

Bizim matbuatın anlayabildiği kısım şu: Katar, 2022 dünya kupasını almak için Fifa Yönetim Kurulu’ndan iki üyeye, Kamerunlu İssa Hayatou’ya ve Fildişi Sahilleri’nden Jacques Anouma’ya $1.5ar milyon rüşvet vermiş, ayrıca $1.25 milyon da Afrika futbol konfederasyonuna (CAF) havale etmiş. Bunlar yeni haberler değiller, 2011’de konuşuldular, hatta Sepp Blatter’in rakibi ve Katar’a şampiyonayı “satın alan” Muhammed bin Hammam bu olaylardan sonra FIFA’dan kovuldular vs.vs.
Katar’ın dünya kupasına adaylığı alması için bir neden yoktu zamanında. Katar futbolda esamisi okunmayan bir ülke. Aday olduğunda FIFA sıralamasında 113. sıradaydı. Bugün bakarsanız 106. sırada. (merak ediyorsanız Türkiye 40.). Ayrıca Katar gibi bir yerde hava 40-50 dereceyken futbol oynamak ne derece mümkün, çok tartışılan bir konuydu.
Şimdi France Football’un yazdığı hikayede yeni olan neredeyse son ana kadar Katar’ın rakibi Amerika Birleşik Devletleri’nin adaylığını destekleyen UEFA başkanı Michel Platini’nin Katar için oy vermesi.

Bir Akşam Yemeği

23 Kasım 2010’da bir akşam yemeğinde o zamanki Fransa cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Katar veliahtı Şeyh Tamin bin Hamad al-Thani, Paris Saint Germain (PSG) takımının sahibi Colony Capital yatırım şirketinin temsilen Sebastien Bazin ve UEFA başkanı Platini bir araya geliyorlar.
(Burada bir parantez açalım, ilginç bir bağ var Bazin ve Sarkozy arasında. 1993’de Paris’in batısında Neilly-Sur-Seine ilçesinde bir anaokulunda 6 kız öğrenci ve öğretmenleri bir canlı bomba tarafından rehin alınır. Canlı bomba ile iki gün süren pazarlıklar sonucunda Fransız özel harekat polisi tarafından öldürülür. Hikayenin teferruatını bu bağlantıdan okuyabilirsiniz. Asıl nokta şu: anaokulunda rehin alınan küçük kızlardan biri Bazin’in kızıdır. Canlı bombayla uzun pazarlıkları sürdürense, o zaman Neilly-Sur-Seine’in belediye başkanı olan Sarkozy. Tam bir “nereden nereye” durumu yani.)
Parantezi kapayıp yemeğe geri dönelim. France Football’un yazdığına göre masada konuşulanlar şunlar:

  • Sarkozy’nin ateşli taraftarı olduğu PSG kulübünü Katarlıların alması
  • Gene Katar sermayesi ile Fransa’da Canal+’a rakip olarak bir televizyon kanalı kurulması
  • ve bunlar karşılığında (spekülasyon oluyor burası) dünya kupasının Katar’a gitmesi.
    Bu listenin hepsi gerçekleşti. Paris Saint Germain takımını Katar (Qatar Sports Investments) satın aldı ve Avrupa’nın en zengin kulübü yaptı. Katar sermayesi ile belN adında bir kanal kuruldu. Eh, Platini de ABD’ye oy vermek yerine Katar’ın 2022 adaylığını destekledi. Kendisi tabii bunun öyle olmadığını, Sarkozy ile olan akşam yemeğini yediğini fakat Katar’a oyunu “hür iradesini kullanarak” verdiğini vurguladı.

    Platini’nin Oğlu ve Diğer Takımlar

    Olayların arkasında bir başka hikaye de Katar dünya kupasını aldıktan sonra Michel Platini’nin oğlu Laurent Platini’nin, artık PSG’nin de sahibi olan Qatar Investment Company’de çalışmaya başlaması. QSI’nin dediğine göre Laurent PSG’den ziyade şirketin Avrupa piyasasındaki rolü odaklı çalışacakmış.
    Katar’ın satın aldığı ilk ve tek takım PSG değil tabii. Haziran 2010’da Katar Emiri’nin yakın akrabası Abdullah bin Nasır İspanyol birinci liginden Malaga’yı satın aldı.
    Doğrudan Katar değil ama gene yöreden, Birleşik Arap emirlikleri parası Manchester City’e akıyor, takım £120 milyon karşılığında stadının ismini Manchester stadı yerine Etihad stadı yaptı.

    Petrodollar Recycling – Katar’a Yapılacak Stadlar

    Bizim sektörde petrodollar recycling diye bir terim var. Bu terim petrol (ve doğalgaz) ihraç eden ülkelerin gelirlerinin çok artıp kendi ekonomilerine yatırabilecekleri miktarı aşması ve başka ülkelere (tercihan petrol ithal eden ülkelere) akması ve bu sayede petrol ithal eden ülkelerin petrolü ithal edecek para kazanmasını anlatıyor. Yani kabaca bizim cep yakan benzine verdiğimiz parayla zenginleşen Arapların İstanbul, Londra vs gibi şehirlere akın edip deli gibi alışveriş, lüks marka tüketimi ya da yatırım yapıp buralara parayı geri getirmesi durumu.
    Katar’a dünya kupasının verilmesini, Platini’nin kişisel potansiyel şike hikayesinin dışında böyle görmek gerek biraz da. Katar geçtiğimiz Eylül ayında Paris’in banliyölerine önemli miktarda para yatıracağını taahhüt etti. Batmakta olan PSG’yi kurtardı.
    Bunlar bir kenara, Katar’a dünya kupasının verilmesi batılı şirketler için olağanüstü bir iş hacmi yaratıyor. Katar 2022 için hazırladığı BidBook’ta inanılmaz bir altyapı yatırımının haberini verdi. FIFA’ya 55.000’den fazla yeni oda kapasitesi, 140 yeni bina, ulaşım altyapısı (metro vs)…
    FIFA’nın Katar’ın adaylık değerlendirme dokümanında başka bir nokta da var: Katar, 2022 için 12 tane yeni, klimalı stad yapacak. Aşağıda bu stadların listesini ve ana bilgilerini görebilirsiniz.

    Farkedeceğiniz üzere neredeyse $4 milyar sadece stad inşasına ayrılmış durumda. Katar’ın 2022 için harcayacağı toplam para $100 milyarın üzerinde olacak. Bu paranın önemli bir bölümü de batı ekonomilerine gidecek, mimarlık bürolarına, teknoloji servis sağlayıcılarına, altyapı ağını kuracak şirketlere vs.vs. Sizin anlayacağınız Katar’a dünya kupasının satılması etik açılardan doğru bir karar mıydı, söylemek zor, ancak ekonomik açıdan bakıldığında, hele de günümüz şartlarında, yanlış bir karar değildi.
    İşte burada Süleyman Demirel’i hatırlamamak imkansız. Platini dünya kupasını Katar’a satmış olabilir, ama eminim satarken “kendim için satıyorsam namerdim” demiştir.

    10 Temmuz’da ek: yukarıda Katar’ın 2022 Dünya Kupası için harcayacağı meblağı $100 milyarın üzerinde” olarak belirtmişim.
    Deloitte tarafından dün yayınlanan bir raporda Katar’ın Dünya Kupası yolunda harcayacağı para $200 milyar olarak belirtiliyor (Katar’ın son yıllarda ev sahipliği yaptığı ve önümüzdeki yıllarda yapacağı uluslararası spor organizasyonlarının da bir listesini içeren ‘Insight into the Qatar construction market and opportunities for real estate developers’ adını taşıyan rapora buradan ulaşabilirsiniz).
    Bu $200 milyarın $140 milyarının ulaşım altyapısına, $20 milyarının turizm altyapısına harcanması bekleniyor. Deloitte haliyle raporda bu durumdan “immense opportunities” olarak bahsediyor.
    Bu rakam Deloitte’in rakamı değil. 2012 yılında Amerikan ticaret bakanlığı yatırımcılar için hazırladığı Katar raporunda (buradan ulaşabilirsiniz) Katar’ın, emirin 2030 vizyonu kapsamında ve 2022 FIFA Dünya Kupası için önümüzdeki 10 yılda $200 milyar yatırım yapacağını yazıyor.
    Bütün bunlar şehri bir dünya spor merkezi olarak konumlandırmaya çalışan “Qatar National Vision 2030” kapsamında düşünülen şeyler. Ne kadar da bizim 2023 vizyonumuzu andırıyor değil mi? İnsanın içinden TOKİ Istanbul’u bıraksın, biraz da Katar’ın vizyonuna yardım etsin diyesi geliyor.

    Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • To Top