Olimpik Türk

Futbolda Şike ve Bahis Manipülasyonu

Haftabaşında Europol bir basın toplantısı yaparak, 13 Avrupa ülkesinin polisi ile ortak yürütülen bir çalışma sonucunda geniş bir şike ağını ortaya çıkardığını açıkladı. 15’ten fazla ülkeden toplam 425 yetkili, kulüp yöneticileri, oyuncular, hakemlerin vs. Avrupa’da 380 maçta şike yaptıklarından şüpheleniliyor. Bu maçlar aralarında dünya kupası ve Avrupa şampiyonası eleme maçları da var, iki UEFA şampiyonlar ligi maçı var vs vs. Ayrıca Europol Avrupa dışından da toplam 300 maçta şike olduğundan şüpheleniyor. Bunlar da çoğunlukla Afrika, Asya ve Güney Amerika’dan. Bütün bu araştırma Temmuz 2011-Ocak 2013 arası için geçerli. Europol bütün bu şike sonucu olarak bu şahısların €8 milyonluk net kâr (ciro değil) sağladığını belirtiyor, toplam €2 milyon da rüşvet vs dağıtmışlar.
Europol yukarıda açıkladığımız toplam 680 oyunun 150 tanesinde “smoking gun”a sahip, yani kanıt var. Bu maçlarda şike Singapur üzerinden yürütülmüş. Asya bu konuda kilit yöre, Europol bütün bu şike ağının ana yöneticilerinin Asya’da olduğunu belirtiyor.
Europol’ün basın toplantısını aşağıda seyredebilirsiniz:

Europol Ne?

Önce buradan başlayalım. Europol Avrupa Birliği ülkelerin polis birimlerinin bilgi paylaşım merkezi, ortak birimi. Merkezi Hollanda’da, Den Haag’da. 1999’da kurulmuş, 2010’dan beri resmen Avrupa Birliği’nin bir kurumu konumunda. Yani Türkiye dahil değil. Terörizm, organize suçlar vb ülkelerin sınırlarını aşan suçlarda ülkeler Europol’de işbirliği yapıyorlar. Yalnız sorun Europol’ün kendisinin icra yetkisinin olmaması, yani Europol gidip de bir suçluyu tutuklayamıyor. Zaten bu da bu olayda en önemli sorunlardan biri.

Şike Nasıl Yapılıyor? 2 Şekilde

Kabaca 2 tip şike yapıyor. Bunlardan birincisi basit bir şekilde hakem ya da futbolcuya rüşvet vermek. Bilhassa futbolcular söz konusu olduğunda gözden nispeten uzak olan ikinci, üçüncü ya da dördüncü liglerdeki oyunlar ve futbolcular daha rağbet görüyor. Sonuçta milyonlarca dolar para alan bir futbolcunun maç satması nispeten zor, ihtiyacı da yok zaten. Futbolcu genelde takımının yenilmesini sağlıyor (örneğin kendi kalesine gol atıp ya da kaleciyse gol yeyip) , hakemse kritik bir penaltı çalıyor vs. Bu kadarını zaten herkes tahmin eder.
İkinci tip şike ise daha sofistike. 2011’de Finlandiya birinci liginde maçlarda şike yapmaktan tutuklanan Singapurlu Wilson Raj Perumal bayağı kapsamlı bir ifade verdi polise. Buna göre Perumal gibi üst seviyede bu işe müdahil olanlar aslında FIFA’da akredite olup maç organize edebilecek kişilerle irtibata geçip kendi şikeli maçını kendin organize et felsefesince çalışıyorlar.
Örneğin Eylül 2010’da Bahreyn Togo ile bir dostluk maçı yaptı ve 3:0 kazandı. Sonradan ortaya çıktı ki Togo milli takımı diye sahaya sürülen takım Togo falan değil, sağdan soldan derlenmiş bir takım. Bahreyn futbol federasyonu maçın bütün uluslararası prosedürlere uygun organize edildiğini iddia ederken Togo futbol federasyonu kendilerine maç için herhangi bir başvuru gelmediğini söylüyordu.
Buna benzer meşhur bir maç da Haziran 2011’de Nijerya’nın başkenti Abuja’da oynanan Nijerya-Arjantin maçı, Nijerya 4:1 kazandı bu maçı. Maçta Nijerya 4:0 öndeyken maçın 86. dakikasından itibaren maçta 5. gol için bahislerde çok büyük zıplamalar farkediliyor. Maçın hakemi maçı uzattıkça uzatıyor, 98. dakikada Arjantin lehine bir penaltı veriyor, 5. gol geliyor, vs.vs.
Sistemi anladınız. Şikeciler organizasyon şirketleri kurarak çeşitli futbol federasyonları ile maç anlaşmaları yapıyorlar. Sporcuların ulaşım, kalacak yer vs. masraflarını karşılıyorlar, televizyonlarla anlaşmaları vs yapıyorlar. Üstüne üstlük hakemleri de belirliyorlar ki manipülasyon tam olsun.
Bu şikeler sadece şike olsun diye değil, aynı zamanda tahmin edileceği üzere para aklamak için de kullanılıyorlar.

Korunma Mekanizması Var mı?

2009’da Avrupa futbolunda patlayan, başrolünde Ante Sapina adında bir Hırvat’ın ve kardeşleri Cirko ve Milan Sapina’nın bulunduğu bir skandalda Avrupa’da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 9 ülkede 47 maçta şike yapıldığı keşfedildi. Bu olay üzerine FIFA 2007’de uygulamaya soktuğu “Early Warning System” mekanizmasını daha da geliştirdi. Amaç şikeyi oluşma esnasında yakalamak. Benzer bir şekilde çalışan bir savunma mekanizması da Sportradar. Bu sistemler örneğin bir maça ya da bir maçta belirli bir gol sayısına vs. şüphe uyandıracak şekilde yekün bahis oynandığı zaman alarm veriyor. Bu şekilde maçı iptal etmek vs. mümkün. Fakat tahmin edeceğiniz üzere bu sistemi geçmek çok kolay. Tek yapacağınız iş bir bahis bürosunda tek defada 100.000 dolar değil de 50 tane bahis bürosuna 2.000’er dolar yatırmak. İnternet çağında çocuk oyuncağı. Ayrıca gene internet sayesinde gelişen bir bahis sistemi de oyun esnasında canlı bahis. Bu da tepki vermeyi güçleştiren bir şey.
Son olarak bizi asıl Asya’ya bağlayan olaya geliyoruz: bu savunma mekanizmaları daha ziyade Avrupa odaklı, Asya’da fazla güvenilir ve geniş sahayı kaplayan ortakları yok.

Büyük Şikeler Asya Merkezli

İşte yukarıda belirttiğimiz nedenden ötürü Asya’daki bahis pazarını kontrol etmek çok zor. Ve gene bu nedenden ötürü paranın büyüğü yasal bahis de dahil olmak üzere Asya’daki bahis bürolarında dönüyor. Bu işte toplam 3 grup var denebilir:

  • Avrupa’da (ya da başka yerde) futbolculara, hakemlere vs. rüşvet verenler bir grup,
  • Bunlarla Asya’daki ana bürolar arasındaki irtibatı sağlayan diğer bir grup,
  • Asya’da işi yöneten üçüncü bir grup.
    Yasal bahiste Asya’nın en büyük 3 firması var: IBC-Bet, SBO-Bet ve SINGBET. Bu üç firma da Manila/Filipinler’de konuşlanmışlar ve Asya’daki yasal bahis piyasasının yarısından fazlasını kontrol ediyorlar.

    Yasadışı bahis, yani şike konusunda ise ana merkez, Europol’ün bugüne kadar ki araştırmaları da gösteriyor ki, Singapur. Singapur’la irtibatın sağlanmasında aracılara örnek olarak mesela Londra’da 2009 Ante Sapina skandalı esnasında bürolarına baskın düzenlen Samvo gibi şirketler verilebilir. Samvo, Hong Kong merkezli bir bahis şirketi. Şirketin başında gene Hong Konglu bir politikacı, Shung Fai Chan var. Wilson Raj Perumal yaklaşık 6 ay kadar Londra’da da kalmış ve bu esnada Samvo’nun Wembley Stadı’na yakın bürosunun hemen yanında oturmuş.

    Dan Tan Kim?

    Wilson Raj Perumal’ın ifadesinde öne çıkan bir isim var: yanında çalıştığı, “kariyer” yaptığı Singapurlu Dan Tan. Dan Tan yukarıdaki ikinci tip şikenin, yani aracılar kullanaran organizasyon işinin babası. Perumal Dan Tan’ın bir altında çalışan aracılardan sadece biri. Europol soruşturma kapsamınca Perumal’ın başka meslekdaşlarını, yani Dan Tan’ın aracılarını da yakalamış, fakat hiç biri Perumal kadar konuşmamışlar.
    Dan Tan Singapur vatandaşı, Singapur’da oturuyor ve futbolda şike konusundaki en önemli isimlerden biri olan araştırmacı gazeteci Declan Hill’in dediğine göre çok çok iyi korunuyor. Avrupa polisi Singapur mercilerine Dan Tan’ın tutuklanması için başvurmuş ama Singapur mercileri bu talebi reddetmişler. Reddetmekle de kalmayıp, Dan Tan’a karşı kendileri de herhangi bir girişimde bulunmamışlar. Hill, Dan Tan ile ilgili belgeleri okuduktan sonra Dan Tan’ın Avrupa’da bir mahkemeye çıksa çok önemli isimler verebileceğini, bunun da Güneydoğu Asya’da çok büyük skandal yaratacağını, o nedenle bazı güçlerin Dan Tan’ın kesinlikle Avrupa’ya vs. teslim edilmesini engellediğini düşünüyor.

    Bundan Sonra Ne Olacak?

    Doğruyu söylemek gerekirse pek birşey olacağı yok. Diplomatik bir dille ifade edersek FIFA’nın yolsuzluk ve rüşvet konularında sicilinin bayağı kötü olduğunu itiraf etmek gerek. Bu bir. İkincisi olay ülkeler arası bir boyuta ulaşmış bir halde. Bu haliyle Avrupa’dan Europol’ün Güneydoğu Asya’da bir yerlerde bir şeyleri değiştirmesi imkansız gibi bir şey.
    Tek iyi olacak şey elbette bütün bu konuların daha fazla, herkes tarafından konuşulması olacak. Şu olaylar bir kere daha gösteriyor ki gören gözler için FIFA’nın yönettiği futbolda şike, bahis manipülasyonu vs. ayyuka çıkmış durumda. Bütün bunlar bu işlerin kısa sürede düzelemeyeceğinin de göstergesi maalesef.

    $350 Milyar’da $10 Milyon

    Europol’ün basın toplantısında bu bahsettiği olayda elde edilen toplam kârın €8 milyon, yani $10 milyon olduğunu girişte bahsetmiştik. FIFA’nın Mart 2011’de düzenlediği bir seminarda hukukçu Laila Mintas iki tane rakam verdi: Dünyada spor endüstrisinin cirosu $300 milyar. Spor bahis endüstrisinin cirosu ise $350 milyar. Bu yazısını yazdığımız skandalda elde edilen kar $10 milyon. Olayın potansiyel boyutları anlaşılabilir. Bütün bu kopan skandal devede kulak ya da buzdağının görünen kısmı bile değil.

    Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Durma bisiklete bin!

    Arşiv

    2001 - 2016 @ Tüm hakları saklıdır.

    To Top