Olimpik Türk

Yüzme: Kısa Kulvar / Uzun Kulvar ve Türkiye

Geçtiğimiz 4 gün Fransa’nın Chartres kentinde Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası düzenlendi. Onun üzerinde Toplam 24 defa Türkiye rekoru kırıldı, Avrupa 4.’lüğüne kadar çıkan dereceler elde ettik, haliyle bizim matbuatın pek bir haberi olmadı, siz de özel olarak ilgilenmiyorsanız duymamış olabilirsiniz. Yarış sonuçlarını ve kırılan rekorları Türkiye Yüzme Federasyonu kendi sayfasında listelemiş.

İlginç ve bu yazının konusu olan şey ise kısa kulvar – uzun kulvar karşılaştırması. Adından da anlaşılacağı üzere havuzun uzunluğu söz konusu olan. Kısa kulvar 25m ya da 25 yard (~23m), uzun kulvar ise 50m ya da 50 yard (~46m) demek. Benim yüzmeyi öğrendiğim Ankara Anıttepe yüzme havuzu önce kapalı 25m’lik bir havuzdu, sonra yanlış hatırlamıyorsam 1980’lerin sonunda 50m’lik açık bir havuz eklendi. İlk yüzüşümüzü çok net hatırlıyorum, “git git bitmiyor” hissini de… Sonra kısa kulvarın kapalı, uzun kulvarın açık olması nedeniyle havuzlararası değişim mevsimlere odaklandı. Benim de aralarında bulunduğum “soğuk su bağışıklık sistemine iyi gelir” grubu Mart ayında buz gibi açık havuzda yüzerdik…
Neyse, konuya dönelim, kısa kulvar ve uzun kulvar arasında gerek derecelerde, gerekse antrenman ve performansta önemli farklar var. Dolayısıyla, büyük dünya şampiyonaları ve olimpiyatların uzun kulvarda yarışıldığı da hesaba katıldığında bu farklar bayağı önem kazanıyorlar.

Dereceler – Kısa Kulvar Daha Hızlı

Kısa kulvar demek 25m demek, yani 50m’ye oranla daha fazla dönüş, daha fazla “duvardan itme” demek. Sonuç itibariyle kısa kulvarda elde edilen dereceler uzun kulvardakilere oranla daha hızlılar. Birkaç örnek vermek gerekirse aşağıdaki tabelaya bakabilirsiniz:

Buse Günaydın kendine ait olan kşsa kulvar 100m kurbaga Turkiye rekorunu Pazar gunu Fransa’da geliştirdi: 1:06:85. Gene Buse Günaydın’a ait olan 100m kurbağalama uzun kulvar Turkiye rekoru Mayis ayında Turkiye Şampiyonası’nda kırılan 1:09:17.
Burcu Dolunay’ın kısa kulvar 100m serbest Turkiye rekoru Cuma günü gene Fransa’da kırıldı: 53:65. Burcu uzun kulvarda da Turkiye rekortmeni, oradaki derecesi 55:29, keza Mayıs ayında kırılmış.
Son olarak erkeklerden bir örnek verelim, Kemal Arda Gürdal: Kısa kulvarda 100m serbest Turkiye rekorunu 47:56 ile Cuma günü Fransa’da kırdı. Arda’ya ait olan uzun kulvar 100m serbest Turkiye rekoru 49:64.

Kisa Kulvar Avantajları: Dönüşler/Su Altı/Dinlenme

Bu konuda yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri Mayıs 2007’de International Journal of Sports Medicine’de yayınlanmış olan, Keskinen/Keskinen/Mero imzali Effect of pool length on blood lactate, heart rate, and velocity in swimming araştırması. Araştırmanın sonuçları bayağı etkileyici:

  • 50m kulvarda kandaki laktat seviyesi daha yüksek (yani laktık asidin kandaki oranı, kabaca daha çok yoruyor diyebiliriz. Laktat hakkında daha etraflı bilgi için MTBTR’deki Temel Vücut Mekaniği yazımıza bakın)
  • 25m kulvarda erişilen azami yüzme hızı daha yüksek
  • Genel olarak 25m kulvardaki nabız değerleri 50m kulvara oranla daha düşük, ama erişilen azami nabız değeri aynı.

    Araştırmadan gidecek olursak, 200m serbest yarışında uzun kulvarda (atlayış da dahil olmak üzere) 4 defa şu altı süreci var, kısa kulvarda ise 8 defa. Bu da “net yüzülen” kısmın kısa kulvarda daha az olması demek. Araştırmada kulvar başına 6 saniye civarında itme/şu altı süresi ölçülmüş. Bu da demektir ki kısa kulvarda 50 saniyeye yakın bir süre şu altında giderken, uzun kulvarda bu süre 20-25 saniye civarında. Havuzda iki kulaç atmış herkes bilirki duvardan itilip de şu altında gidilen kısım en hızlı kısımdır. Haliyle kısa kulvarda duvardan itmelerin sayısı 2 kat daha fazla olduğu için bu hızlı gidilen ufak kısımlar da toplamda daha hızlı bir sonuç elde edilmesini sağlıyorlar.
    Bunun dışında en önemli artılardan biri her dönüşte şu altında kayarken çok kısa bir süre için de olsa kasların dinleniyor olması, yani yukarıdaki bulgularda olan laktat seviyesi. Kısa kulvarda dönüşlerde ayak çırpılıyor, fakat üst vücut kasları dinleniyorlar. Bu da özellikle o kaslardaki laktat seviyesinde bir düşüş demek.
    Farklı kulvar mesafelerinde öne çıkan faktörler haliyle farklı antrenman gereksinimleri de doğuruyorlar. Kısa kulvar antrenmanında daha güç odaklı bir antrenmana yöneliniyor. Net yüzme süresinin az, itme sayısının fazla olması, itmede ve su altında kayılan sürede mükemmel bir stil ve verim almayı gerekli kılıyor.
    Bu konuda bilimsel analizin yanı sıra antrenman odaklı tavsiye içeren bir makale de 2003’de USA Swimming’in başında bulunan antrenör Jonty Skinner tarafından yazılmış olan Is Short Course Yards USA Swimming’s Achilles heel? makalesi. Skinner yazısında Amerika’da (en azından o dönemde) daha revaçta olan kısa kulvarlı çalışmadan, yüzücü eğitiminde uzun kulvara daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
    Son olarak, kısa kulvar derecelerini uzun kulvara (ve tersine) çevirmek için Swimming World Magazine’in güzel bir hesap makinesi var, buradan erişebilirsiniz.

    Türkiye Kısa Kulvarda mı Uzun Kulvarda mı Başarılı?

    Olimpiyat esnasındaki yüzme yarışlarının pek çoğunu bizzat seyrettik (örneğin burada, ve burada). Şimdi Fransa’dan Avrupa 4.’lüğüne kadar uzanan dereceler gelince kafamda bir soru işareti oluştu. Avrupa dışında yüzmede çok çok güçlü ülkeler var, orası tamam, fakat acaba Türkiye kısa kulvarda daha mı başarılı?
    İlginç iki karşılaştırma yaptım. Yukarıdaki tabelada ismi geçen 3 sporcumuzun, gene aynı yarışlarda olimpiyattaki en iyi dereceleri ile Chartres’daki en iyi derecelerini, gene aynı müsabakalarda yarışmış Avrupalı sporcuların en iyi dereceleri ile karşılaştırdım.
    Aşağıdaki çizelgede de göreceğiniz üzere 3 sporcumuzun da Chartres’daki en iyi Avrupalı rakiplerine göre aralarındaki fark olimpiyatta, yani uzun kulvarda çok az olsa da daha düşük. Bir başka deyişle, kısa kulvar performansımız uzun kulvar performansımıza oranla görece daha kötü. (Elbette sporcuların olimpiyattan beri olan kişisel gelişimleri de etkili bir unsur olduğundan yorumlar tartışmaya açık.)

    Öte yandan bu bulguya karşıt argüman olarak Türkiye rekorlarının dünya rekorları ile olan oranlarına bakabiliriz. Gene Burcu/Buse/Arda üçlüsünün aynı dallardaki Türkiye rekorlarına bakacak olursak kısa kulvar Türkiye rekorlarının kısa kulvar dünya rekorlarına daha yakın olduklarını görüyoruz.

    Bunun bir anlamı olimpiyattan bu yana Avrupalı sporcuların daha fazla kısa kulvar odaklı çalışmış olmaları olabilir mi? Yorumları olan yazarsa ve/veya sayılarla ile hatalar gözüne çarpan aşağıya not düşerse sevinirim.

    Chartres’da yarışan bütün sporcularımıza, rekor kıranlara, kursu olmasa da final yarışanlara candan tebrikler!

    Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • To Top