Olimpik Türk

Voleybolda gruptan neden çıkamadık?

“Ben demistim demeyi sevmem” seklinde bir kiytirik tevazu ornegi gostermeyecegim. Hakli cikmayi herkes sever, sevmiyorum diyen de yalan soyler. Ha, hakli cikmanizin sonucuna uzulursunuz, o ayri. Ben de filenin sultanlarinin bu aksam ABD karsisinda set alamadan olimpiyata veda etmelerine uzuldum.

Gruptan cikamayacagimiz tahminimi de twitter’da yakin bir dosta ozel mesaj uzerinden bundan bir hafta once soyledigim icin gerekirse kanit da gosterebilirim. BBC Turkce’de Brezilya macini arkamda seyreden Deniz Gokce benim tahminimden 2 gun sonra Guney Kore ve Sirbistan maclarini alip gruptan cikacagimizi yazdiginda da inanmadim. Gerci Gokce tipik bir iktisatci olarak bayagi serh dusuyor ama olsun 🙂

Turkiye’de herkes teknik direktor olur. Tribunden ahkam kesen bol bulunur. Dolayisiyla ayni seyi bana da diyebilirsiniz, “sen ne anlarsin, senin haddine mi dusmus…” vs.vs. Benim soyleyeceklerim haliyle sahsi fikrim, yaniliyor olabilirim. Kimseyi kirmak gibi bir amacim yok.

Bu fazlasiyla tedbirli girizgahin nedeni bizde elestiri kulturunun pek olmamasi ve elestirenin de pek sevilmemesi. Neyse, asil sonuca geleyim: Anna Kournikova sendromu denen bir olay var. Soz konusu Kournikova olunca bu ifade daha ziyade seksapel odakli kullaniliyor ama ben piyasa degerinin sportif degerin onune gecmesi olarak kullanacagim.

Filenin sultanlari benim gorebildigim kadariyla bayagi buyuk bir marka olmus. Ornegin ayni seyi Potanin Perileri’nde gormuyoruz. Buraya “sultanlar Londra’yi fethediyorlar” diye geldik. Inanilmaz bir pohpohlama ile devam etti buradaki gunler. Olimpiyattan ziyade, ya da olimpiyat kadar, turistik gezi havasi da hakimdi ilk gunlerde. Bu noktada bu izlenimimi destekleyen detaylara girmeyecegim. Sonuc itibariyle “filenin sultanlari”nin piyasa degerinin, sportif degerinin belki onunde degil, ancak sportif degerini olumsuz etkileyecek kadar sistigi kanaatindeyim.

Benim dusuncem, voleybolcularimizin Londra’ya, olimpiyata gelebilmis olmanin sarhosluguna kapilip, hayran kitlesinin coskulu sevgi gosterileri arasinda kendilerini ilk maclara veremedikleri. Grubumuz cok zordu, ama basit hatalardan kacinsaydik ucu ucuna kaybettigimiz Brezilya ya da Cin maclarindan birini alabilirdik. Aklimiz bu iki mactan sonra basimiza geldi, ancak ne yazik ki biraz gec oldu.

Olimpiyata katilabilmek hakikaten cok, cok buyuk bir basari. Burada elde edilen tecrube cok onemli. Eminim bu ilk olimpiyattan hem sporcular, hem de teknik kadro gerekli dersleri cikaracaklar, 4 yilda bir gelen bu firsatin kolayca harcanmamasi gerektigini anlayacaklar.

Rio’da ben bu takimin kursude olacagina yurekten inaniyorum.

Bize sizleri seyretme zevkini yasattiginiz icin candan tebrikler ve tesekkurler!

2 Comments

2 Comments

  1. Renard

    6 Ağustos 2012 at 10:11

    İlk günden itibaren sürekli twitter'daki durum güncellemelerini, fotoğrafları gördükçe şaşırıyor, 'bu kızlar asıl işlerini unutmuş galiba' diyordum. Sonra bir durup düşünüyor, 'olur mu yahu, bunlar profesyonel insanlar, antrenman da yaparlar, maça da hazırlanırlar, aileleriyle(!) gezip tozup twitter'a da yazarlar' diye düşündüm. O kadar uğraşıp olimpiyata katılma hakkı elde etmişlerdi ve onun tadını çıkarmak da sonuna kadar haklarıydı. Ama belki biraz dengede tutmak gerekiyordu bu ikisini. Bu durumun ve özellikle medyadaki aşırı desteğin (baskının) etkisi oldu mu bilemem ama gruptan çıkamamaları gerçekten üzücü bir durum oldu, özellikle de karşı grupta Dominik Cumhuriyeti gibi bir takımın çıktığı düşünüldüğünde. Ayrıca maçlarda psikolojik olarak çok çabuk pes ettiklerini de gördük. Evet, #sontopakadarmücadele(!) ettiler her zaman ama bu mücadelede fiziksel kondisyonun önemi olduğu kadar psikolojik gücün de önemi büyüktü. Kesinlikle çok daha fazlasını yapabilecek olan bu takım, çeşitli nedenlerle bu sefer başarıya ulaşamadı. Darısı diğer şampiyonalara diyelim.

    Bu arada blogunuzla olimpiyat ilk başladığı gün tanıştım ve o günden beri zevkle takip ediyorum yazılarınızı, gözlemlerinizi. Teşekkürler.

  2. Cüneyt Kazokoğlu

    6 Ağustos 2012 at 10:25

    Aynen, biraz oraya geliyor o olay. Bu durum bir de gene takim olarak gelen basketcilerle mukayese edildiginde fazla gozume batan bir durum oldu.

    Ama dedigim gibi, ben bu takimin buradan bayagi bir ders cikarip Rio'da olimpiyat madalyasi alacagina inaniyorum.

    Blog hakkindaki gorusleriniz icin de cok tesekkur ederim.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top