Olimpik Türk

Olimpiyat argümanı olarak Boğaz’a 2 alt geçit ve 1 köprü…

Belki okudunuz, 30 Temmuz 2012 tarihli Radikal gazetesinde Ugur Vardan’in kosesinde Olimpiyatlarin hastasiyiz baslikli bir yazi yayinlandi (yaziya buradan ulasabilirsiniz.)

Okumayanlar varsa ve devaminda koyacagim yazi ile mukayese kolay olmasi icin Vardan’in yazisini buraya kopyaliyorum.

Usenmeyin, lutfen karsilastirmali okuyun. Vurgular bana ait.

Olimpiyatların hastasıyız

Dünya, Londra’daki olimpiyat oyunlarına odaklanadursun Ulu Başbakan’ın ajandası, meselenin şimdiki zamanından çok 2020’deki uzantısıyla meşgul. Malum, çok uzun süredir “Şu oyunları düzenleme işini bize verin” deyip duruyoruz Aslında biraz da görgüsüzce“Sadece olimpiyatlar yetmez, Euro 2020’ye de talibiz” dedik ama ‘Merkez’, “İkisi birden olmaz” mesajını çoktan verdi bile.

Bu durumda ‘Sophie’nin Seçimi’ni ne olacak? Tabii ki tercihimiz olimpiyatlar. Peki neden? Futbolla yatıp kalkmamıza ve kendi iç sularımızda, üç-beş takıma sevdalanıp sık sık birbirimizin boğazına sarılmamıza rağmen aslında ‘Gizli ajanda’mız diğer sporlarla mı dolu? Sahi ortada ‘milli sporumuz’ futbol varken derdimiz neden olimpiyatlar oluyor? Çünkü bir başka milli sporumuz olan ‘İnşaatçılık ve müteahhitlikte’ de kendimizi göstermeliyiz. Bugün ülke ekonomisini ayakta tutan yegâne şey inşaatçılıktır. Yurdun dört bir yanını betonarme felaketlerle donatan ve 20-25 yıl öncesinin ANAP zihniyetinden farklı olmayan bir biçimde sürekli şehirlerin dokularını değiştiren, tarihin bize bıraktığı mirasları yapı boyutunda reddeden ve sadece bu alanda ‘muhafazakârlığı’ rafa kaldırıp atılım üzerine atılım yapan zihniyet, elbette ki olimpiyatları da istemektedir.

Evet, görünürdeki istek sporun bu gurur ve güç gösterisi konumundaki organizasyonunu ülkeye kazandırmak ve tarihe bu yolla da geçmektir ama ben olimpiyat isteğinin bu kadar da masum, ve de sportif olduğu kanısında değilim. Bu şehr-i İstanbul, sürekli silueti ve eski manzara-i umumiyesi değişen bir oyuncak alanıdır ve de muazzam bir rant kapısıdır. Olimpiyatlar da bu rant kapısının yeni kollara ve yollara açılması ve tarihsel adres için ‘2025’ olarak gösterilen ‘Çılgın proje’ler yolunda önemli bir dönemeçtir.

[…]

Suyu bulandırıp meseleyi dolaştırsam da özetle olimpiyat isteğimizin spordan çok inşaat sektörüne olan ‘ilgimiz’den kaynaklandığıgörüşündeyim. AKP’nin sürekli ‘büyüklük’ vurgusuna dayalı imar hayalleri de bu tezimi güçlendiriyor.

Çin örneği maalesef olmamış

Başbakan olimpiyat düzenleme konusunda, “Çin bile yaptıysa biz de yaparız” demiş. ‘Olimpiyat ruhu’ kazanmaktan değil katılmaktan geçer. Dolayısıyla ‘Onlar bile yaptı’ demek rakibi aşağılamak ve ‘Olimpiyat ruhu’na ters düşmektir. Ki ayrıca bu tespit kusura bakmayın ama bu işi hiç bilmemektir. Beijing Olimpiyat Oyunları, açılışı, kapanışı ve organizasyonu itibariyle tarihin en iyisidir. Çin de sporcu kapasitesiyle ABD’yle mücadele edebilen yegâne ülkedir. Yani teoride ve pratikte Çin mükemmeldir, bizim rakibimiz de asla ve asla değildir.

Buraya kadar geldiniz. Simdi asagida Genclik Spor Genel Mudurlugu’nun internet sayfasinda nakledilen 2 Agustos tarihli haberi okuyun lutfen.

Bakan Suat Kılıç İstanbul’u anlattı

[…]

Gazetecilerin, Başbakan Erdoğan’ın IOC Başkanı ile yaptığı görüşmeye ilişkin pek çok sorusuna muhatap olan Bakan Kılıç, “International Olympic Committee (IOC) kurallarına uygun pek çok görüşme yaptık. Londra’daki temaslarımızı düşünmek, anlamak ve dinlemek çerçevesinde görüşmeler olarak nitelendirebilirim. Londra deneyiminden çok şey öğrendik. Daha iyisini yapabilmek için Londra’yı anlamak lazım. Londra, olimpiyat çıtasını yükseltmiştir. Ama biz 8 yıl sonra daha iyisini yapabiliriz” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın IOC Başkanı’na ‘Olimpiyat meşalesinin kaynağı Antalya Olympos Dağı’nda Çıralı’da yanmaya devam ediyor. Türkiye’nin olimpiyat hasretine son verecek yetki sizde. Anadolu, ateşini bekliyor. O ateşin aşkı bizim yüreğimizde var sözlerini hatırlatan Bakan Kılıç, “Bu cümleler yeterince etkileyiciydi. Ben IOC Başkanı olsam bundan yeterince etkilenirdim” diye konuştu.

Türkiye’nin son 10 yılda olimpiyatlar dışında dünyanın tüm spor organizasyonlarını başarı ile tamamladığını anlatan Bakan Kılıç “Olimpiyatlara ev sahipliği yapmamız halinde Londra’da yaşanan seyirci sorunu bizde yaşanmaz” dedi.

Olimpiyatlar ile Avrupa Futbol Şampiyonası arasında bir tercihlerinin olup olmadığına dair bir soruya “Londra’ya geldiğimizden beri tek gündem maddemiz var; olimpiyatlar. Burada hiç futbol konuşmadık. Adaylık başvurusunun altında başbakanının imzası bulunan tek ülkeyiz. Londra’da başbakanı tarafından olimpiyat adaylığına vurgu yapılan tek ülkeyiz. Bizim kararlılığımız ortada” yanıtını verdi.

İlke olarak diğer aday kentlerle ilgili olumsuz propaganda yapmama kararı aldıklarına dikkat çeken Bakan Kılıç, olimpiyatların yeniden Avrupa kıtasına verilip verilmeyeceğine dair bir başka soruya “Londra üçüncü kez yapıyor. İspanya da Japonya da daha önce yaptı. Biz hem Asya’nın hem Avrupa’nın ortasındayız. Olimpiyat en çok böyle bir yere, bize yakışır.” yanıtını verdi.

İstanbul için ne kadar bir bütçe öngörüldüğüne dair bir başka soruya ise Bakan Kılıç “Boğaz’a iki alt geçit, bir de köprü yapıyoruz. Spor tesislerini olimpiyatların bize verilip verilmediğine bakmaksızın yapacağız. Olimpiyat Köyü’nü oyunlardan sonra öğrenci yurdu olarak kullanacağız. Olimpiyatları en yüksek kalite ile en iyi rakamlara yapan ülke olacağız. Tek kuruş boşa harcanmayacak. Haydarpaşa’daki açılış seremonisinin yapılacağı platform dışında portatif hiçbir tesisimiz olmayacak” diye konuştu.

Nasil? Ibretlik degil mi? Spor bakanimizin sunumunda sportif basari ve sporcu yetistirmek ile 2020 Istanbul icin madalya hedeflerine dair tek bir kelime bile yok.

4 Comments
To Top