Bu sabah koşulan olimpik yarışlarla uzunca süredir beklediğimiz bir dönemin sonuna geldik. Yarışlara teker teker bakmadan önce hemen başta belirtelim. Bilal erkekler yarışını 35. sırada bitirdi. Özellikle son hazırlık safhasını yakından takip ettiğimiz, Pekin’de neler yaptıklarını da günbegün aktardığımız Bilal’in bu 35.’li ğinin aslında son derece iyi bir sonuç olduğuna aşağıda geleceğiz.

Yarışı seyredemeyenler www.eurovisionsports.tv/olympics/ adresinden “Highlights” bağlantısı üzerinden video kayıtlarını izleyebilirler.

Kadınlar Yarışı

Kadınlarda tam bir çıkış-bitiş zaferi izledik. Alman sporcu Sabine Spitz yarışın daha ilk turunda atağa kalktı, bir daha da ciddî anlamda birinciliği tehlikeye düşmedi. İkinciliği biraz da beklenmedik bir şekilde Leh Maja Wloszczowska alırken, üçüncülüğü Rus Irina Kalentieva son turda çekiştiği Kanadalı Catherine Pendrel’in hemen önünde elde etti.

Sabine Spitz

Sabine Spitz

Yarışta en ilgi çekici olay muhtemelen önemli favorilerden birkaç ismin yarışı bitirememesi oldu. Kanadalı Marie-Helene Premont, ki kürsü adaylarından biriydi, ikinci turda yarışı bıraktı, İspanyol Margarita Fullana ve Norveçli 2004 Olimpiyat Şampiyonu Gunn-Rita Dahle-Flesja da yarışı bıraktılar. Olimpiyatlara kadar gündemde olan Çinli sporcular ise madalya mücadelesine dâhil olamadılar. Yine Liu yarışın başında önde yer almaya çalışınca ikinci yarıda bitap düşüp geride kalırken Chengyuan Ren beşinciliğe kadar çıkabildi.

Wloszczowska-Spitz-Kalentieva

Wloszczowska-Spitz-Kalentieva

Detaylı sonuçlara buradan ulaşabilirsiniz.

Erkekler Yarışı

Fransız sporcu Julien Absalon „Allez Julien!“ bağırışları arasında Atina 2004’ten sonra ikinci defa olimpiyat altınını kazandı. Yarışta ikinciliği gene Fransa’dan Jean-Christophe Peraud alırken, üçüncü İsviçreli Nino Schurter oldu.

Yarış tam bir Absalon gösterisi şeklinde geçti. Kadınlar yarışında olduğu gibi yarışın sonraki birincisi daha baştan itibaren (gerçi Absalon ikinci turda) koptu, kopuş o kopuş. Ondan sonra muhtemelen fazlasıyla Absalon taraftarı olan bir yayın yönetmeninin yayın vaktinin %70’ini Absalon’a, %25’ini onu kovalayan 5-7 kişilik gruba, sadece %5’ini geri kalan sporculara ayırdığı bir yayın izledik.

Julien Absalon

Julien Absalon

İkinci sıradaki Peraud’nun teknik üstünlüğü kendini nispeten zor tasarlanmış parkurda gösterdi. Onun ardından bronz madalya için çekişen kısmen 8 kişiye kadar çıkan bir grup oluştu. Sondan bir önceki turda İsviçreli elite sınıfı dünya şampiyonu Christoph Sauser ile U23 sınıfı dünya şampiyonu Nino Schurter bu gruptan kopmayı başardılar, onların ardından Marco Fontana ve Sven Nys kaldı, aynı grupta yer alan Avusturyalı Schrisopth Soukoup takibe devam edip Nys’i geçerek altıncılığa yükselirken grubun son üyesi Alman Manuel Fumic son turda lastik patlatarak 11. sıraya düştü. Son turda Schurter de Sauser’e geçilmemeyi başardı ve üçüncü oldu.

 Peraud-Absalon-Schurter

Peraud-Absalon-Schurter

Detaylı sonuçlara buradan ulaşabilirsiniz.

Gelelim Bilal’e

Bilal Absalon’un iki tur gerisinde değerlendirilip 1 saat 21 dakika sonra yarışı 5. tur tam sayılarak 35. sırada listelenerek bitirdi. Beslenme istasyonlarının birincisinde Yunus Yetkin’in, ikincisinde ise Birol Toraman’ın durduğu yarışın sonucu elbette kâğıt üzerinde ilk bakışta çok da parlak görünmese de dikkatli bir analiz aslında Bilal’in son derece iyi bir yarış çıkardığını ortaya koyuyor.

Tur zamanlarına baktığımız zaman Absalon gibi insanüstü bir seviyeye ulaşıp da birinci tur (14:23) ile beşinci tur (14:23) süresini aynı tutmayı başarabilmek elbette farklı bir durum. Öte yandan Bilal’in birinci tur zamanı (15:53) ile son tamamladığı tur olan beşinci turdaki zamanı (16:41) arasında 50 saniyelik bir fark var. Birinci ve beşinci tur arasında aynı „yavaşlama“ süresini örneğin Nino Schurter’de (43 saniye), yarışı onuncu sırada bitirebilen İspanyol Hermida’da (57 saniye), 19. olan Roel Paulissen’de (1 dakika 19 saniye) gibi sporcularda da görüyoruz, ki bu sporcular dünya sıralamasında en yüksek seviyede bulunuyorlar.

Bilal Akgul

Bilal Akgul

Bilal birinci turu 44. sırada bitirdi, 5. tur sonunda 35. sıradaydı. Bilal Bart Brentjens’in iki sıra önünde (Brentjens’in 4. turda düşmesi mazeret degil, Bilal’in bu parkurda hic hatasız yarışmasını sağlayan üstün tekniğinin göstergesi bizce), Bilal’in üç sıra önünde Lüksemburglu bisikletçi Filip Meirhaeghe, iki sıra önünde Alman şampiyon Wolfram Kurtschat var. Düzenli bir şekilde üçüncü tur hariç her tur konumunu ikişer ikişer iyileştirdi. Eğer %80 kuralının olmadığı bir yarış olsaydı bu yarış, Bilal’in ilk 30’a gireceğine kesin olarak bakabiliriz.

Sonuç itibariyle “ne kaldı?” sorusuna verilecek cevap eski bir cumhurbaşkanımızın sözleri: “Ne kaa ekmek, o kaa köfte!”. Bilal ve Yunus ile olimpiyatlar öncesinde yaptığımız röportajı okudunuz. Bilal’in antrenman seviyesini fazlasıyla profesyonelleştiren Almanya kampı Haziran ortasında başladı. Yaklaşık 2 aylık bir kamp sonucunda elde edilen derece bu kadar bir süre için bile son derece iyi.

Bilal röportajda da ana hedefinin 2012 Londra olduğunu söylüyor. Londra’ya ülke olarak gidip gidememe tartışmasını tamamen bir kenara bırakacak olursak, ilk 30, ilk 20 hatta ilk 10 için gereken Almanya kampı seviyesinde ve profesyonelliğinde bir antrenman takviminin önümüzdeki 4 yıl boyunca uygulanması. Bu kadar basit.

Son olarak bilhassa medyası, sporculara bakışı, profesyonel sporun gündelik hayattaki değeri ve konumu kapsamında Türkiye’ye baktığımızda vurgulanması gereken şu: Bilal bu olimpiyatlarda dünyanın en iyi 40 bisikletçisinden biri olduğunu, dünyanın en iyi 20 bisikletçisinden de olabilme potansiyeli olduğunu kesinlikle kanıtladı. Kendi mesleklerinde dünyanın en iyi 40’ı içinde bulunanlar Bilal’in 35.’liğini başarısızlık olarak görebilirler, geri kalanlar Türkiye’den çıkıp bu yarışta 35. olmanın ne demek olduğu hakkında derin bir nefes alıp bir kere daha düşünmeliler.

Helâl olsun Bilal!

Fotoğraflar organizasyon sayfasından alınmıştır.

Absalon ve Spitz Şampiyon, Bilal 35.
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top